Sovyetler Birliğinin Asimile Siyaseti

Çarlık Rusyası döneminde işgal edilen Türk Topraklarında  asimilasyon politikası başlatıldı. İlk olarak Türk’ler Hristiyanlaştırılarak asimile edilmeye çalışıldı. Bu bölgede Rus okulları açılarak Türklerin kültür ve dillerinin de değiştirilmesi hedeflendi. Türk ailelerinin Rus okullarına rağbet etmemesi asimilasyon politikasını etkisiz hale getirdi.  Sovyetler Birliği döneminde Türk illeri ele geçirildikten sonra Rus harita ve kitaplarında ”Türkistan” isminin kullanımı yasaklandı. Ardından Türkistan beş ayrı cumhuriyete bölündü. Türkler arasında birlik ve beraberliğin bozulması amacıyla farklı lehçelerin kullanılması yaygınlaştırıldı. Özbek, Kazak, Kırgız ve Türkmenlerin zorla Türkleştirildikleri ileri sürüldü. Buna bağlı olarak da bu milletlerin dillerinden kendilerine has tarihlerinden ve edebiyatlarından sistemli bir şekilde bahsedildi. Böylece Türkistan’daki Türk  toplulukları içerisinde Özbekçilik, Kazakçılık, Türkmencilik, Kırgızcılık gibi boy\asabiye duyguları ortaya çıkarılarak birlik bozulmaya çalışıldı.

Sovyetler, 10 ciltlik bir ”Sovyet Birliği Tarihi” yazdırma kararı aldı. Eserde Rus olmayan  milletlerin özel tarihi gelişimini açıklayan bölümlerine yer verilmedi. Edebiyatta milli ruhu konu alan eserler yasak edildi. Sovyetler, bu Türk illerinde sistematik bir şekilde önce Camii ve mescitleri tahrip edip bunlara ait vakıfların mal ve mülklerini devletleştirdi. Din adamı yetiştiren okul ve medreseleri kapatıp ileri gelen Müslüman din adamlarını hapis ve sürgün ettiler. Geri kalan az sayıdaki camii ise açık olmakla birlikte ibadete kapalıydı. Ekonomik kalkınmayı sağlamak iddiasıyla, yüz binlerce Türk işçi sıfatıyla Azerbaycan ve Türkistan’dan alınıp Sovyetlerin diğer bölgelerine yerleştirilirken buralara Rus ve Rus olmayan başka olmayan milletleri yerleştirdiler. Senelerce devam ettirilen bu göç hareketinin maksadı Rus olmayan milletleri bir potada kaynaştırmak ve onların milli duygularını yok etmekti.

Ruslar,Türkiye ile Türkistan’ın kültürel bağlarını koparmak istediler. Bunun için 1924′te arap alfabesinden Latin alfabesine geçerken 1928′de Türkiye’nin Latin alfabesini kabul etmesi üzerine Türkler için ”Rus Kiril” harfleriyle karışık bir Latin harf sistemine geçiş yaptılar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>