Hitler’in Alman milletini Yahudilerden temizlemek için giriştiği fikir; kimilerine göre Darvinizm ile ırk arındırılması arasında benzerliği ve hatta Darvinist teoriyi bilimselleştirerek tüm topluma uygulanacak geniş çaplı ve bilinçli bir girişim olduğu belirterek Nazizm’in Darvinizm’le çok yakın bir ilişkisini dile getirmişlerdir.

Hangi teoriye dayandırılırsa dayandırılsın Hitler Alman milletinin istikbalinin bir mikroptan farksız gördüğü Yahudilerden ‘ hatta Yahudileri bir zehirli mantar- gibi görerek, nasıl ki zehirli bir mantar bir kişiyi yok ederse bir Yahudi de değil bir kişiyi, bir bölgeyi dahası bir milletin sonunu getirecek bir millet olduğunu düşünmekteydi.

Hitler ne olursa olsun milletinin ırkının bir an önce temizlenmesi gerektiğini ve ne pahasına olursa olsun tüm dünya buna karşı gelse bile artık bunu, bir vatan görevi sayıp yola çıkmanın gerekliliğini ileri sürmüştür. 3.2 Nasyonal Sosyalist Fikrinin Ortaya Çıkışı

Hitler’in düşüncesi; Alman milletinin siyasi bakımdan tekrar canlanması, yaşama iradelerinin tekrar dirilmesi ve güçlenmesi olarak görmüş ve iradeyi yaşatmak içinde milletinin milli duygularına karşı olan sınıfı millileştirmek olduğu kanaatindeydi. Bunun içinde genç bir hareket, büyük halk topluluklarını toplamak için amansız bir mücadeleye girmesinin zorunlu olduğunu hiçbir zaman söylemekten geri durmamıştır.

‘Ekonomik yönden gelişmemizin faydaları bizi enternasyonali kontrol eden efendilere götürecektir. Ayrıca ülkemizde bütün sosyal konulardaki tüm ilerlemeler, çalışmalarımızın meyvesini bu efendilerin çıkarı için olgunlaştıracaktır. Kültür incelemelerine gelince, bunları paylaşmada Alman milletinin payına düşen bölüme el uzatamazlar. Bundan dolayı, milletimizin büyük bölümü milli düşünceyle birleştirildiği zaman eğer Almanya için bir istikbal görünüyorsa, bu büyük kitleyi saflarımıza çekmek, bizim hareketimizin en büyük ve en önemli görevi sayılacaktır. İşte bundan dolayı biz 1919 yılından bu yana, yeni hareketin her şeyden önce kitleleri millileştirmek olduğuna inandık.’

Yukarıda Hitler’inde söylediği gibi Nasyonal Sosyalist fikri bu şekilde ortaya çıkmış ve bu yönde çok zor şartlar altında gelişerek ilerlemeye devam etmiştir. İşte bu fikirlerine hiçbir şey engel olamaz düşüncesiyle çıktıkları yolda ortaya çıkan Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisinin faaliyetleri gittikçe ilerlemeye başladı. Bu partinin programı, doğmakta olan yeni devletin temellerini oluşturacaktır.

Bu partinin gerçek görevine gelecek olursak, ‘dünyanın ırkçı bir bakışla anlaşılmasını sağlamaktan ibarettir. Parti devrin çalışma realitelerini, insanların ve bunların zaaflarını hesaba katarak, bunları siyasi bir partinin ilkeleri haline getirir. Böylece Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi güçlü bir teşkilat halinde, o felsefi anlayışıyla zaferinin temellerini atar.’

Bu kaos dolu günlerde siyasi mitingler karşıt grupların çatışmasına ve birbirlerinin toplantılarına baskınlarına sahne oluyordu. Bu çatışmalar ölümlerle sonuçlanıyordu. ‘Konuşmacılarını ve üyelerini korumak için NSDAP kendi Spor ve Jimnastik bölümünü kurdu. Daha sonra Ernst Röhm’ün idaresi altında geliştirilip genişletilen bu bölüm Sturmabteilung – SA adını aldı. Röhm lağvedilen Brigade Ehrhardt’ın komutanı Ehrhardt’ı da SA’ya katmak istediyse de Ehrhardt Hitler’de fazla hoşlanmadığı için bu teklifi reddetti. Ancak yerini alması için yardımcısı Johann Ulrich Klintzsch’i gönderdi.’