Bilim ve Teknoloji
Bilim ve Teknoloji
Bilim ve Teknoloji
Tüm kadın giyim markası fırsatları için tıklayın !
23.Tem.2010
100 metre bayanlar kelebek açık yaş finalinde 01.04.36′lik derecesiyle dördüncü olan 1996 doğumlu Özge, 14 yaş Türkiye rekorunun yeni sahibi oldu. Eski rekor 01.04.46 ile Fenerbahçe’den Gizem Çam’a aitti.
İkinci günün ardından açık yaş toplamda Fenerbahçe 179 puanla ilk sıraya yükselirken, Galatasaray 118 puanla ikinci sıraya indi. ENKA Spor Kulübü de 99 puanla üçüncü sıraya çıktı.
-EDİZ YILDIRIMER 400 METRE SERBESTTE 1′İNCİ OLDU-
Avrupa Gençler Şampiyonası’nda 800 metre serbestte altın madalya kazanan ENKA’nın sporcusu Ediz Yıldırımer, 400 metre serbestte birinci oldu.
Dün yapılan 50 metre serbest açık yaş finalinde 4. olan Ediz, bugün 400 metre serbest açık yaş finalinde 03.59.90′lık derecesiyle birinciliği elde etti.
Şampiyonaya yarın yapılacak yarışlarla devam edilecek.
AA
Ataköy Açık Yüzme Havuzu’nda devam eden Türkiye Kulüplerarası Yüzme Şampiyonası’nda 100 metre bayanlar kelebekte Antalya Koleji’nden Özge Tuğba Ay, 14 yaş Türkiye rekoru kırdı.
23.Tem.2010
Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Nusret Taşdeler, kurmaylara, geçmişten ders çıkararak bugünü anlamanın ve yarını tahayyül edebilmenin ancak tarih bilinciyle elde edilebilecek önemli bir yetenek olduğunu öğrettiklerini belirtti.
Harp Akademileri Komutanlığı’nın 2009-2010 eğitim-öğretim yılı mezuniyet töreninde konuşan Orgeneral Taşdeler, TSK’nın eğitim ve öğretimdeki önceliğinin komutan ve subaylara verilmesi gerektiğini ebedi başkomutan Atatürk’ün ”Bir ordunun kudreti, zabitan ve kumanda heyetinin kıymeti ile ölçülür” sözleriyle dile getirdiğini anlattı.
Bu önceliğin TSK’nın geleneksel yapısının temel unsurlarından biri haline geldiğini belirten Orgeneral Taşdeler, Harp Akademileri’nin bu ana hedef ve düşünceler doğrultusunda başarılı geçmişinden ve zengin birikiminden aldığı güç, Genelkurmay Başkanlığı’nın direktifleri, sağladığı imkanlar ve kuvvet komutanlarının yakın ilgi ve destekleriyle çağımızda her alanda yaşanan sürekli ve süratli gelişim ve değişimi yakından izleyerek, çağdaş eğitim ve öğretim metotlarından, teknolojinin sağladığı en önemli vasıtalardan istifade ederek, asker, sivil, öğrenci, kursiyerlerine çağın gereklerine, milletin ve devletin gerçeklerine, silahlı kuvvetlerin ve ilgili devlet kuruşlarının ihtiyaçlarına uygun olarak yetiştirmek ve kurumu sürekli geliştirme çizgisini aynı doğrultuda devam ettirmek için faaliyetlerini azim ve kararlılıkla, şevk ve heyecan içinde üstün bir gayretle yürüttüklerini anlattı.
Orgeneral Taşdeler, 2009-2010 eğitim öğretim yılında Harp Akademileri Komutanlığı bünyesindeki kara, deniz ve hava harp akademileri ile milli güvenlik akademisi ve stratejik araştırmalar akademisinde 674′ü asker, 73′ü sivil, 66′sı misafir askeri personel olmak üzere toplam 813 öğrencinin eğitim ve öğretim gördüğünü anlatarak, aynı dönemde 9 amiral, general, komutan ve yöneticinin, 83 subayın öğretim elemanı olarak görev yaptığını, konusunda uzman 173 öğretim üyesinin eğitim ve öğretime katkıda bulunduğunu, 1071 personelin de idari destek sağladığını kaydetti.
Harp Akademileri’nden 2009-2010 eğitim-öğretim yılında mezun ettiği öğrenci ve müdavim sayısının 483′ü asker, 26′sı sivil, 54′ü misafir asker olmak üzere 563 olduğunu belirten Orgeneral Taşdeler, 1935 yılından bugüne kadar 37 dost ve müttefik ülkeden 843 subayın mezun edildiğini bildirdi.
Harp Akademileri’nin, TSK’nın gelişen uluslararası askeri işbirliği faaliyetleriyle beraber verdiği kaliteli eğitime paralel olarak yükselen uluslararası şöhret ve saygınlığı nedeniyle her yıl artan misafir personele sahip olduğunu, 2009-2010 eğitim faaliyetlerine 21 ülkeden 66 subayın iştirak etmesinin gurur verici olduğunu belirten Orgeneral Taşdeler, törende 165 subay ile 31 misafir askeri personelin diplomalarının verileceğini bildirdi.
”Kurmay subay olarak mezun olan subayların aynı zamanda ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri ve liderlik konusundaki yüksek lisans diplomalarını da almaya hak kazandıklarını anlatan Orgeneral Taşdeler, şöyle konuştu:
”Bugünden itibaren TSK’nın en genç kurmay subayları unvanını kazanan bu seçkin subayların atandıkları kıta, karargah ve kurumlardaki yeni görevlerine, Harp Akademileri’nde edindikleri yetenek ve tecrübenin yanı sıra sahip oldukları enerji ve dinamizmi en etkin biçimde yansıtacak güçlü, taze heves ve heyecanla başlayacaklar. Biz her şeyden önce Atatürk’ün ordusunun mensupları, düşünce sisteminin uygulayıcıları, ilke ve devrimlerinin inançlı takipçileri olarak, manevi gıda olarak kabul ettiğimiz sevgisini daima canlı tuttuğumuz Harp Akademileri’nde, akademik eğitim ve öğretim faaliyetlerimizi ulusal önderimiz ve ebedi başkomutanımızın ‘Ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel eksen üzerinde ilim ve aklın rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar’ sözlerinin ışığında yürüyoruz. Genç kurmaylarımızın da hayatları boyunca aynı aydınlık yolu izleyeceklerine inanıyor ve onlara güveniyoruz.”
-GEÇMİŞTEN DERS ÇIKARMAK-
Genç kurmaylara günümüz ihtiyaçlarına göre belirlenen ana hedefler doğrultusunda eğitim verdiklerini anlatan Orgeneral Taşdeler, konuşmasını şöyle sürdürdü:
”Kurmaylara, geçmişten ders çıkararak bugünü anlamanın ve yarını tahayyül edebilmenin ancak tarih bilinciyle elde edilebilecek önemli bir yetenek olduğunu, muzaffer komutanların ve büyük devlet adamlarının tarihten ders alarak geçmişteki hatalarını tekrarlamayan şahsiyetler olarak ortaya çıktıkları düşüncesiyle ancak tarih okuyarak ve tarihi olayları gerçekleştikleri zaman ve mekan çerçevesinde analiz ederek, geliştirilebilecek tarih bilincini üst düzeye çıkarabilmek için gayret göstermeleri gerektiğini öğrettik. Komutan ve karargah subayları için harp tarihi bilgisinin taşıdığı müstesna öneme dikkati çektik.
Saygın tarihçiler ve dil bilimciler tarafından Türkleri tanımlamanın en kabul edilebilir ölçüsü olduğu ileri sürülen, tarihi gelişim sürecinde milli birliğimizin esas unsuru olarak değer kazanan, ancak giderek artan şiddette aşındırılan bozma ve kirletme teşebbüslerine hedef olan Türk dilini, zengin ve güzel Türkçemizi sevmek, öğrenmek, doğru, özenli ve etkili kullanmak, öğretmek ve maruz kaldığı tehditlerden ve yabancı dillerin tesirlerinden korumak için azami dikkat, itina ve gayreti, tarihimize ve kültürümüze karşı bir borç olduğu gibi gelecek nesillerimize karşı sorumluluk bilinci göstermemiz gerektiğini hayati bir konu olarak görüyoruz.
Okumadan bilgi, bilmeden fikir sahibi olunamayacağı görüşü, okuma alışkanlığının kişisel gelişimin en önemli vasıtası olduğu gibi toplumsal gelişim düzeyinin de en önemli göstergelerinden biri olduğu gerçeğinden hareketle, şahıslarının ve çevrelerinin okuma alışkanlığını geliştirmek için her türlü çabayı göstermeleri, okuyarak ve okutarak kendi fikri gelişimlerini sağladıkları gibi yetişen yeni nesle de iyi örnek olmaları hususu üzerinde önem ve öncelik veriyoruz.
Gönülleri büyük Atatürk’ün tarihimizin karanlık günlerindeki ‘Vatan mutlaka selamet bulacak, millet mutlaka mesut olacak, çünkü kendi selametini, kendi saadetini memleketin ve milletin saadet ve selameti için feda edebilen vatan evlatları çoktur’ sözlerinde anlamı bulan vatan ve millet sevgisiyle dolu, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine, ulus devlet ve üniter devlet yapısına sarsılmaz bir inançla bağlı, askerlik andına ve askerliğin temel değerlerine sadakati hayat felsefesi ve en büyük erdem kabul eden genç kurmayları kutluyorum, takdir ve tebriklerimi sunuyorum. Harp Akademilerinde kazandıkları bilgi, yetenek ve deneyimlerle ülkemizin ve silahlı kuvvetlerinin geleceğine önemli katkılarda bulunacaklarına inanıyorum.”
-ÖĞRENCİLERİN KONUŞMASI-
Törende daha sonra mezunlar adına akademi birincisi Hava Pilot Üsteğmen Hasan Koçak konuştu. Koçak, 2010 yılı mezun kurmay subaylar olarak TSK’nın en seçkin kurumu olan, 162 yıldır ilim ve irfan meşalesiyle yolları aydınlatan, başta Ulu Önder Atatürk Mustafa Kemal olmak üzere, birçok komutan ve devlet adamı yetiştiren Harp Akademisindeki eğitimlerini tamamlamanın gurur ve heyecanını yaşadıklarını kaydetti.
Misafir askeri personel adına konuşan Afganistanlı Yüzbaşı Sefigullah Sıddık da Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün mensup olduğu TSK’da eğitim ve öğretim görmekten gurur duyduklarını belirtti.
Meslek hayatlarının bu anlamlı dakikalarında sevinçlerine ortak olan herkese şükranlarını sunduklarını aktaran Sıddık, ”Bizler kendimize ülkemizin Türkiye ile arasındaki gönül köprüsü olarak görüyoruz. Türk vatanını vatanımızdan, Türk bayrağını bayrağımızdan ve Türk Milletini de kendi ulusumuzdan ayırt etmiyoruz. Burada kendimizi hiçbir zaman yabancı hissetmedik ve hissetmiyoruz. Burada aldığımız eğitimi ülkemiz adına paha biçilmez bir kazanç olarak görüyoruz. Kurmay Subaylığın temel niteliklerini benimsemiş olarak ülkemize dönüyoruz. Dostluk ilişkisini geliştirmek ve gelecek nesillere aktarmak Türkiye’ye olan gönül borcumuzdur. Kısa misafirliğimizin her anı kalbimizde olacak ve hafızalarımızdan silinmeyecek” diye konuştu.
-GÜL, BİRİNCİLERE DİPLOMA VERDİ-
Törende, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, akademi birincileri Hava Pilot Üsteğmen Hasan Koçak, Piyade Yüzbaşı Osman Doğan ve Deniz Yüzbaşı Hasan İlhan’a diplomalarını verdi.
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ikincilere, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da üçüncülere diplomalarını sundu.
Törende, daha sonra yaş kütüğüne dönem plaketleri çakıldı.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Afganistan, ABD, Arnavutluk, Azerbaycan, Bangladeş, Bosna-Hersek, Cezayir, Çin Halk Cumhuriyeti, Gürcistan ve Kazakistan, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül Kırgızistan, Kore, Makedonya, Mısır, Moritanya, Pakistan, Türkmenistan ve Ukraynalı misafir askeri personele diplomaları takdim etti.
Törenin sonunda konuklar verilen resepsiyona katıldı.
AA
Harp Akademileri Komutanlığının 2009-2010 eğitim-öğretim yılı mezuniyet töreni, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.
23.Tem.2010
Mardin’in Ömerli ilçesinde devriye gezen polis aracına teröristlerce yapılan silahlı saldırıda 3 polis yaralandı.
Ömerli Belediye Başkanı Yılmaz Altundağ, 22.00 sıralarında Hürriyet Caddesi’nde devriye görevi yapan polis otosuna teröristlerce silahlı saldırı düzenlendiğini, saldırıda 3 polisin çeşitli yerlerinden hafif şekilde yaralandığını söyledi. Yaralı polisler Ömerli Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.
İlçede teröristlerin yakalanması için operasyon başlatıldı
CİHAN
Mardin’in Ömerli ilçesinde devriye görevi yapan polis aracına teröristlerce silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda 2 polis yaralandı.
23.Tem.2010
Siirt merkezde bulunan 3. Komando Tugay Komutanlığı’na bağlı Siirt Kapalı Cezaevi tarafında bulunan Doğu Kışla’ya teröristlerce roketli saldırı düzenlendi.
Atılan 2 roketin patlamasıyla kışlanın duvarlarında hasar meydana gelirken ilk belirlemelere göre ölü veya yaralı olmadığı öğrenildi.
İHA
Siirt merkezde bulunan 3. Komando Tugay Komutanlığı’na bağlı Doğu Kışla’ya teröristler roketli saldırı düzenlediler. Saldırıda kışlanın duvarları hasar görürken ilk belirlemelerde ölü ve yaralı olmadığı öğrenildi.
23.Tem.2010
Amerikan Kasırga Merkezi’nden yapılan açıklamada, şu anda Bahamalar üzerindeki basınç sisteminin yarın akşam tropikal fırtınaya dönüşmesinin beklendiği ve petrolün kirlettiği alanın bulunduğu Florida bölgesinin bir bölümünü tehdit edeceği belirtildi.
Gemilerin bölgeden tahliye edilmesiyle kirliliği tamamen sona erdirecek çalışmalarda da önemli gecikme olacak.
Bu arada, Amerikan yönetiminin kirlilikle mücadele operasyonunun sorumlusu Thad Allen, kuyudan fışkıran ham petrolün geçici olarak durdurulmasını sağlayan ve geçen hafta yerleştirilen kapak sisteminin fırtına sırasında yerinde kalabileceğini ve böylece kirliliğin artmasının engellenebileceğini söyledi.
BP yetkilileri de son bir haftadır denize petrol sızmadığını, Meksika Körfezi üzerinden uçulduğunda değişikliğin açık bir şekilde görülebildiğini belirtti.
BP’nin işletme direktörü Doug Suttles, ”Deniz yüzeyindeki petrolün önemli bölümü toplandı veya tabiat ananın yardımıyla doğal bir şekilde dağıldı” dedi.
Amerikalı yetkililer, bu gelişme üzerine Meksika Körfezi’nde çevre felaketinin başladığı Nisan sonunda balık avına kapattıkları bölgenin üçte birini avlanmaya yeniden açtı.
AA
Meksika Körfezi’ndeki çevre kirliliğiyle mücadele eden gemilerin bir kısmı bölgeye yaklaşan tropikal fırtına nedeniyle BP ve Amerikalı yetkililerce tahliye edilmeye başlandı.