Posts tagged epilepsi ne yememeli etiketi

Tüm kadın giyim markası fırsatları için tıklayın !

Sema, semah ve devran aynı sahnede

Çorum Devlet Tiyatro Salonu’nda İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk Din Musikisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ubeydullah Sezikli’nin hazırladığı projeyle sema, semah ve devran aynı sahnede bir araya geldi.

İlk bölümde sahneye sema için semazenler çıktı. İkinci bölümde semah için canların çıktığı sahnede onlara semazenler eşlik etti. Üçüncü bölümde ise devran için sahneye çıkan dervişlere semazenler eşlik etti. Program dua ile sona erdi.

Sema için 5 semazen, semah için 8 can, devran için 12 dervişin yanı sıra solistlerle beraber toplam 35 kişilik bir ekip ”İlahi Aşk Buluşmaları”nı gerçekleştirdi. Sema, semah ve devran gösterileri için ud, tambur, kanun, ney, bendir, kudum, def ve klasik kemençe ortak sazlar olarak kullanıldı.

Gösteriyi Belediye Başkanı Muzaffer Külcü ve çok sayıda vatandaş izledi.

-”İLK DEFA SEMA, SEMAH VE DEVRAN AYNI SAHNEYİ PAYLAŞTI”-

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk Din Musikisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ubeydullah Sezikli, AA muhabirine, yaklaşık 1 yıldır çalıştıkları projeyle Türkiye’de ilk defa sema, semah ve devranın aynı sahnede bir araya geldiğini söyledi.

Yüzyıllardır Anadolu’da ilahi aşk için gerçekleştirilen dini ritüelleri aynı sahnede buluşturduklarını vurgulayan Sezikli, projenin Türkiye’ye örnek olacağını ve bu nedenle titiz bir çalışma yürüttüklerini belirtti.

”İlahi Aşk Buluşmaları”nın ortaya çıkışı ve amacını anlatan Sezikli, sanat duygusunun en eski uygulanış biçiminin dans olduğunu, bunun kutsal olarak gerçekleştirilen halinin ise sema ve semah olduğunu ifade etti.

Sema, semah ve diğer zikirlerin hepsinin birer musikisinin bulunduğunu dile getiren Sezikli, şöyle konuştu:

”Zikirleri üç grupta ele aldık. Bunlar Bektaşi semahı, Mevlevi seması ve cehri tarikatların birbirine benzer kuudi veya kıyami olarak yaptıkları zikirlerdir. Farklı fikir ve düşünceleri tek bir Allah’a inanmanın verdiği ortak paydada birleştirmek istiyoruz. Kiminin ellerini semaya açarak, kiminin göğsüne vurarak kiminin ise kalbine bakarak yaptığı zikirlerin temelinde aynı ilaha yapıldığını hatırlatıyoruz.”

-”TASAVVUF SEVGİYE DAYANIR”-

Son zamanlarda iyice çığırından çıkan ve toplu olarak insanların bulunduğu her yerde gösteri yapan, hatta düğünlere kadar tenzil olan ilahi aşk zikirlerinin kendi asıllarını bulmalarına yardımcı olmak istediklerini anlatan Sezikli, şunları kaydetti:

”Yapılan bu hareketlerin birer oyun ve eğlenceye değil, yüzyıllar boyunca tek tek işlenen birer Hakkı zikir motifi olduğunu, zikre uygun ortamlarda yapılması gerektiğini topluma anlatmak istiyoruz. Tasavvuf sevgiye dayanır. Kainatın sevgi üzerine yaratıldığına inanır. Gerçek yol üzere olan tarikatların hiçbirisinde diğer tarikatlarla bir kavga söz konusu olmamıştır. ‘İlahi Aşk Buluşmaları’ ile sema, semah ve devranı bir araya getirerek özlerinde hepsinin tek bir Allah’a inanma adına gerçekleştirildiğini ortaya koymak istiyoruz.”

Projenin toplumlar arası birleşme ve diyalog kültürü adına önemli olduğuna işaret eden Sezikli, ”Anadolu’da tarih içerisinde hep birlikte yaşayan ve kardeşlik hislerinin en zirvede yaşandığı bilinen bir gerçek. Hiç ayrım gözetmeksizin bütün tarikat ayinleri Hz. Peygamber’e salat-ü selam ile başlar. Bu ayinlerin ortak amacı Allah’a kavuşmaktır” dedi.

AA


”30. Uluslararası Çorum Hitit Fuar ve Festivali” kapsamında düzenlenen ”İlahi Aşk Buluşmaları” projesiyle sema, semah ve devran aynı sahneyi paylaştı.

PROF DR AHMET MARANKİDEN SAĞLIK YAŞAM için 12 ÖĞÜT

Günümüzde hastalıklar o kadar çok arttı ki. Bu durumun bir nedeni de, sağlıksız be hormonlu besinlerle beslenme. Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam koşullarından bahseden pek çok uzmanı, çeşitli Tv kanallarında görüyoruz. Bu insanlar, sağlıklı bir nesil ve sağlıklı insanlardan oluşmuş bir toplum yaratmaya çalışıyorlar bana göre. Ve çok da güzel önerilerde bulunuyorlar. Bu isimlerden bir tanesi de Prof. Dr Ahmet Maranki. Maankinin sağlıklı yaşamak için belirlemiş olduğu 12 altın kuralı var. Bunları hepğ birlikte görelim isterseniz.
1- Günlük alınan yağ miktarından gelecek enerji miktarı toplam enerjinin yüzde 30′unu geçmemesine dikkat edilmeli. Yemeklerde hayvansal yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü gibi sıvı yağlar kullanılmalı. Yemekler hazırlanırken haşlama, ızgara ve fırında pişirme gibi yöntemler uygulanmalı. Kızartmalardan ve kavurmalardan uzaklaşılmalı. Etli olarak pişirilen yemeklere ayrıca yağ konulmamalı.
2- Sucuk, salam, sosis gibi yağlı et ve et ürünlerinin yerine; balık, tavuk, hindi eti veya kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kurubaklagiller tercih etmelisiniz.
3- Yağsız veya az yağlı süt ve süt ürünleri tercih edin.
4- Az şekerli gıdaları tercih edin. Tatlıların ve şekerli içeceklerin tüketimini azaltın.
5 – Günlük tuz tüketimi, ortalama 1 çay kaşığı olmalı. Salamura, konserve, zeytin ve turşu gibi tuzlu besinlerin tüketimini azaltın.
6 – Mümkün olduğunca alkol kullanılmayın.
7- Besinler hazırlanırken veya pişirilirken hijyen kurallarına dikkat edin. Yiyecekler pişirilirken haşlama, fırında ve buharda pişirme yöntemlerini tercih edin. Kızartmalardan kaçının.
8 – Bebeklerinizi ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslemeye önem verin ve 6 aydan sonra ise gerekli besinleri kullanılarak yeterli ve dengeli beslenmelerini sağlayın.
9- Günlük olarak tüketilen besinlerin çok çeşitli olması gereklidir. Besinlerin büyük kısmının hayvansal gıdalar yerine bitkisel gıdalardan seçilmesi gerekmektedir. Günde; sabah-öğle ve akşam olmak üzere 3 öğün yenilmeli. Öğün atlamamaya özen gösterilmeli. Daha çok doğal ve taze besinler tercih edilmeli.
10 – Günlük beslenme programında bulgur, mısır, pirinç, makarna gibi ekmek ve tahıl grubu gıdaların bulunmasına dikkat edilmeli. Günlük enerji ihtiyacının en az yüzde 55′i karbonhidratlardan sağlanması gerekir.
11 – Günde 5-7 porsiyon taze sebze ve meyve yenilmesi gerekmekte. Sebze ve meyveler vücudumuzun vitamin, mineral ve posa gereksinimlerini karşılamakta. Posa özellikle bağırsak hareketlerini düzenler, kan şekeri ve kolestrol seviyelerinin düşmesine yardımcı olur.
12 – Her gün orta seviyede fiziksel egzersiz yapılarak, vücut ağırlığı tavsiye edilen sınırda kalmasına dikkat edilmeli. Düzenli olarak yürüyüşler yapılmalı. Yeterli ve dengeli beslenme ile birlikte düzenli yapılan fiziksel aktivite, kalp ve solunum fonksiyonlarını düzenler, osteoporozu önler.

Bilim ve Teknoloji - nüfus kayıt örneği - e devlet -