Posts tagged ekonomi haberleri

Tüm kadın giyim markası fırsatları için tıklayın !

Krizde işçi çıkarıp kârlarına kâr kattılar

Vergi öncesi dönem kârı İSO 500 genelinde bir önceki yıla göre cari fiyatlarla yüzde 10.8 artış gösterirken buna karşılık büyük sanayi kuruluşlarının çalışan sayısında yüzde 5.1’lik küçülme söz konusu.

Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları 2009’da mali yapıda daha önceki kriz yıllarında görülmedik şekilde nispi de olsa iyileşme gerçekleştirdi. Devlerin kârı da bu dönemde artmasına rağmen istihdam yaratmada eksiye gidiş var.

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 42 yıldır aralıksız olarak hazırladığı ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2009’ raporu açıklandı. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük tarafından açıklanan rapora göre 2009’da İSO 500’de üretimden satışlar cari fiyatlarla yüzde 13.1, toplam satış hasılatı yüzde 12.3 düşerken cari fiyatlarla dönem kârı yüzde 10.8 oranında arttı. Rapora göre kâr eden kuruluş sayısı 60 firma artarak 412’ye yükselirken zarar eden kuruluş sayısı 88’e düştü. 2008’de kâr eden kuruluş sayısı 352, zarar eden kuruluş sayısı 148 olmuştu. Raporda şu tespitlere yer verildi:

- 2009’da özel kuruluşlar krizle mücadele edebilmek için çalışan sayılarını azalttı. Teknolojiye yatırım yaptı.

- 2009’da çalışan sayısındaki azalma İSO 500 genelinde 2001’dekinden daha düşük, özel firmalarda ise daha yüksek oranda gerçekleşti.

- İSO 500’de özkaynak kârlılığı yüzde 9.9’dan yüzde 11.8’e, aktif kârlılık yüzde 4.7’den yüzde 6’ya, ekonomik kârlılık yüzde 12.7’den yüzde 13.3’e yükseldi.

- İSO 500’ün ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 31.7 oranında azaldı, aynı yılda Türkiye ihracatındaki azalış oranı yüzde 22.6 oldu. İSO 500 ihracatında ilk sırayı yüzde 27.5’lik payla taşıt araçları sanayii aldı.

- Ekonominin önemli ölçüde küçüldüğü 2009’da, İSO 500’de satışlar önemli ölçüde düşmüş, ancak daha önceki kriz yıllarından farklı olarak satışlardaki düşüşe rağmen, kârlılık ve katma değer arttı.

Cumhuriyet

Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu, kriz sürecinde işçi kıyımı yaparken, aynı dönemde karkarını ikiye üçe katlamayı başardı. İşçileri kapıya koyan devler teknolojiye ciddi anlamda yatırım yapmayı tercih etti.

İBB’de toplu iş sözleşmesine imza

Uzun görüşmelerin ardından anlaşmayla sonuçlanan toplu sözleşme, 1 Marttan geçerli olacak. Sözleşme ile ücretlere birinci yıl yüzde 12, ikinci yıl ise enflasyon oranında zam yapılacak. Sosyal haklarda da ücret zammı oranında artış sağlanacak.

Kadir Topbaş, imza töreninde, belki sessiz sakin geçtiği zannedilen, ancak uzun bir uğraşı, ciddi bir pazarlıkla bugüne gelen toplu sözleşmenin, Hak-İş ile imzalandığını söyledi.

Tüm çalışanların, emeklerinin karşılığını almasını istediklerini ifade eden Topbaş, Türkiye’de bazı şeylerin değişmesi gerektiğini belirterek ”Bazı kurumlar, bazı sivil toplum kuruluşları ve sendikalar, siyaset yapmamalı, kendi kulvarında ve işini yapmalı. Kendi sorumlulukları dışına çıkmamalı. Gönül dünyalarıyla işlerini asla birbiriyle karıştırmamalı. Türkiye, ne kaybettiyse bundan kaybetti” dedi.

”Yandaş istemediklerini”, herkesin kendi kulvarında kendi işini bilmesi gerektiğini belirten Topbaş, ”Herkes aklı selimin ön gördüğü şekilde adım atsın. Bunu Hak-İş ile başardığımızı özellikle ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

Taşeronda çalışan bütün birimleri de sendikalaştırmak, hatta itfaiye ve zabıtada çalışanlarını da kadroya almak arzusunda olduklarını vurgulayan Topbaş, bu konuda adımlarını attıklarını, ancak her şeyin imkan dahilinde yapıldığını dile getirdi.

Göreve geldiğimden bu yana dördüncü toplu iş sözleşmesine imza attığını söyleyen Topbaş, bu dönemde yaptıkları toplu iş sözleşmelerinde enflasyonun hep üzerinde gitmeye çalıştıklarının altını çizdi.

Kadir Topbaş, 6 yıl boyunca zamları, enflasyon kadar vermiş olsalar toplam zam oranının yüzde 67.6′ı olacağını, ancak verdikleri zamların yüzde 113.28′e çıktığını, bunun da yüzde 45,66 iyileştirme anlamına geldiğini belirtti.

Hak-iş yetkililerinin, görüşmelerde kendilerinden iyi niyet beklediğini ifade eden Topbaş, son noktaya geldiklerinde, yüzde 2 civarında artışı da ilave olarak verdiklerini anlattı. Sendika yetkililerinin, bundan doğan farkları da almak istediğini bildiren Topbaş, ”Ben de ‘Tamam’ dedim, bundan dolayı da mutlu olduğumuzu burada özellikle ifade etmek isterim. İşçimizin alın teri kurumadan haklarını vermeyi bir prensip ediniyoruz” dedi.

Anayasa değişikliği ile başka statüdeki çalışanların da sendikalaşma, toplu sözleşme fırsatını yakalayacağını dile getiren Topbaş, ”Bizler, yetki alan sendikaların hepsiyle aynı şartlarda anlaştık. Şu anda Hak-İş’le bu şartları yeniledik. Bekliyoruz ve arzu ediyoruz ki; Türk-İş de gelsin. Burada beraberce getirdiğimiz huzurlu çalışma ortamını yeniden sağlayalım. Bizler bu ülkede hizmet etme sorumluluğunu üzerimize alan kişiler olarak doğru adımları kol kola girerek atalım” şeklinde konuştu.

-”BAŞKASINA TAŞERONLUK YAPMAK BİZE DÜŞMEZ”-

Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu da zorlu bir müzakere döneminden sonra bu güzel güne ulaştıklarını belirterek, Hizmet-İş, Özgıda-İş ve MİKSEN’in yöneticileri ile Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş’a teşekkür etti.

”Bugün gelinen noktada sizlerin kıvancını, sevincini görünce ne kadar doğru yaptığımızı görüyorum” diyen Uslu, sendika üyesi çalışanlara, ”Bu sizin ananızın ak sütü kadar helal paranızdır, emeğinizin karşılığıdır. Daha iyisi var mı? Elbette var. Onlara da ulaşmak durumundayız” dedi.

Daha iyisine ulaşmak için her şeyden önce Türkiye’nin içinde bulunduğu koşulları dikkate alıyor ve sorumlulukla, aklı selim ile hareket ediyor olmak gerektiğini dile getiren Uslu, şunları söyledi:

”Sendikacılar olarak bizim üzerimize düşenler var. Ne yapıyorsak, kendimiz için yapıyoruz, başkasına taşeronluk yapmak, başkasının ideolojisine, değirmenine su taşımak bize düşmez. Hele hele yaptığımız toplu iş sözleşmesiyle emeğin hakkını almak ve mümkün mertebe gecikmeden maaşları, ücretleri, alacakları zamanında ödemek gibi öncelikli görevimiz varsa; bu görevimiz ve sorumluluklarımızı yerine getirmek yerine, sorunlar üzerinden siyaset üretmek, bunlar üzerinden siyasi pozisyon üretmek ve hatta mümkün mertebe ‘uyuşmazlık olsa da siyasi mesajlar versek’ diye beklemek, sorumlu bir sendikacılık anlayışı değildir.”

Taşeron işçiliği uygulamasını ortadan kaldırmaya yönelik geçen yıl Halk Ekmek’te başlatılan ve Hamidiye’de devam eden bir çalışma yaptıklarına işaret eden Uslu, ”Taşeron işçiliği gibi bir uygulamayı ortadan kaldırıp arkadaşlarımızın çalışma statülerini, haklarını birbirleriyle yakınlaştıran ve hatta hukuk ve adalet anlayışına uygun sonuçlar getiren düzenlemelere de imza atıyoruz” diye konuştu.

-”12 EYLÜLDE SİVİL ANAYASAYA EVET”-

Daha ileri haklar elde edebilmeleri için ülkelerdeki koşulların da iyileşmesi gerektiğine dikkati çeken Salim Uslu, sürekli darbelerin, muhtıraların tartışıldığı bir ortamda kendi meselelerini konuşamadıklarını belirtti.

Türkiye’nin bir an önce normalleşmesi gerektiğini, bunun da siyasetin inisiyatif kullanabilmesine bağlı olduğunu söyleyen Uslu, ”Bunun da yolu demokratik ve sivil bir anayasadan geçiyor” diye konuştu.

Hak ve özgürlüklerini ”yüz karası bir anayasadan kurtulmak suretiyle” güvence altına alabileceklerini vurgulayan Uslu, ”Biz Hak-İş olarak, daha güçlü daha ileri toplu sözleşmeler için sendikal özgürlüklerin sağlandığı sivil anayasaya ‘Evet’ diyoruz” dedi.

Hayatında darbesiz, muhtırasız bir dönem yaşamadığını dile getiren Uslu, ”Çocuklarımız yaşasın diye bu yeni anayasaya biz ‘Evet’ diyoruz” şeklinde konuştu.

Sendikal haklarının gelişmesi açısından, güçlü demokratik hukuk devletinden yana oy kullanacaklarını ifade eden Hak-İş Genel Başkanı Uslu, demokrasi katsayısının düşük olduğu ülkelerde sendikal hakları kullanmanın son derece zor olduğuna işaret etti.

12 Eylül ihtilalinde kıdem tazminatlarına gün sayı sınırlaması getirildiğini, ikramiyelerin sınırlandırıldığını anımsatan Uslu, darbecilerin işe, işçi haklarından başladıklarını söyledi.

”Bu 12 eylül, 12 Eylül 1980 ihtilaliyle işçilerin kaybettiklerini alacakları için bir hesaplaşmadır ve biz bu hesaplaşmayı, 12 Eylül mantığını, anayasasını sandığa gömerek yapmış olacağız” diye konuşan Uslu, imza atılan toplu görüşmenin hayırlı ve uğurlu olmasını diledi.

-1 MART İTİBARİYLE YÜZDE 12 ZAM ALDILAR-

Konuşmaların ardından İETT, KİPTAŞ, Halk Ekmek ve Hamidiye A.Ş’deki 7 bin 800 işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Hak İş Konfederasyonu Başkanı Salim Uslu arasında imzalandı.

Saraçhane Belediye Sarayı’nda gerçekleşen imza töreninde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Adem Baştürk, Genel Sekreter Yardımcısı Sabri Dereli, İETT Genel Müdürü Hayri Baraçlı ve Hizmet İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan ile çok sayıda çalışan yer aldı.

İmzaların ardından Kadir Topbaş ve beraberindekiler törene katılan belediye çalışanları ile davul zurna eşliğinde halay çekti.

İmzalanan 2 yıllık toplu sözleşmeyle, birinci yıl işçilerin çıplak ücretlerine, yüzde 12 oranında zam yapıldı. İkinci yılda ise enflasyon oranında zam yapılması kararlaştırıldı. 1 Marttan itibaren geçerli olan sözleşme kapsamında, sosyal yardım, yemek yardımı, öğrenim yardımı, giyim yardımı, evlenme yardımı, doğum ve ölüm yardımı ile iş kazası yardımı gibi diğer ödemelerde de çıplak ücrete yapılan kadar zam yapılacak.

Buna göre, aylık 247,78 TL olan sosyal yardım, zamla 278 TL, günlük 7,54 TL olan yemek yardımı da 8,45 TL olacak. İETT Genel Müdürlüğündeki şoförlerin aylık net ortalama giydirilmiş ücretleri, 2 bin 454,70 TL’den 2 bin 750,17 TL’ye yükseldi. Bir işçinin İETT’ye aylık maliyeti ise 4 bin 793,68 TL’den 5 bin 368,92 TL’ye çıktı.

AA

İETT, KİPTAŞ, Halk Ekmek ve Hamidiye A.Ş’deki 7 bin 800 işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Hak-İş Konfederasyonu Başkanı Salim Uslu arasında imzalandı.

Faurecia Polifeks’ten 11 işçi işten çıkarıldı

Petrol-İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Nuri Han, yaptığı yazılı açıklamada, sendikanın, Bursa’nın Orhangazi ilçesinde faaliyet gösteren Faurecia Polifeks Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş’de 21 Haziranda toplu sözleşme imzaladığını anımsattı.

Han, bu tarihten kısa bir süre sonra aralarında sendikanın işyeri baştemsilcisi ve iki şube yöneticisinin de bulunduğu 11 işçinin işten çıkarıldığı belirterek, işten çıkarmaları, sendikal örgütlülüğe yapılmış bir saldırı olarak gördüklerini kaydetti.

Geçen mayıs ayında 2012 yılına kadar yüzde 80 büyümeyi hedefleyen bir projeyi başlattığını açıklayan, toplu sözleşmeden hemen sonra da 50 kadar yeni işçiyi işe alan bir firmanın böyle bir dönemde deneyimli işçilerini birden bire işten çıkarma gereği duymasının anlaşılmaz olduğunu ifade eden Han, şu görüşlere yer verdi:

”İşten çıkarılan grup içinde sendikanın işyeri temsilcisi ve iki şube yöneticimizin de olması, bu operasyonun ardında işverenin başarılı geçen bir toplu sözleşmenin ardından sendikaya olan tahammülsüzlüğünü, bir tür rövanş alma isteği içinde olduğunu gösterir. Bu, hem temel insan hakları arasında yer alan hem de Anayasanın 51. ve 52. maddeleriyle tanınmış olan sendikalı olma ve toplu sözleşmeden yararlanma haklarının açık ihlalidir. Yine Sendikalar Kanunu’na ve Türk Ceza Kanunu’na göre sendikasızlaştırma yönündeki bu hareket suç oluşturmaktadır.”

Han, işten çıkarılan Petrol-İş üyelerinin tüm kanuni haklarını kallanacaklarını, bunun yanı sıra birer yurttaş olarak İl İnsan Hakları Kuruluna da temel insan haklarının işveren tarafından ihlal edildiğini bildiren dilekçelerini vereceklerini bildirdi.

AA

Otomotiv yan sanayinin önemli kuruluşlarından Fransız Faurecia Polifeks Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş’de, aralarında sendikanın işyeri baştemsilcisi ve iki şube yöneticisinin de bulunduğu 11 işçi işten çıkarıldı.

TOBB: KKTC’de ekonomik reformların tam zamanı

TOBB’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) ziyaret eden TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Başbakan İrsen Küçük, Maliye Bakanı Ersin Tatar ve oda başkanları ile ayrı ayrı görüştü.

KKTC’nin Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutlayan Hisarcıklıoğlu, görüşmelerde ekonomiye ilişkin mesajlar da verdi. KKTC’de ekonomik reformları gerçekleştirmenin tam zamanı olduğunu belirten TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin bu konudaki tecrübelerine işaret etti.

Hisarcıklıoğlu, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Yatırım Ortamını İyileştirme Konseyi ve Yabancı Sermaye Danışma Konseyi benzeri yapıların oluşturulması, böylece ekonomik reformlar için ortak akla ulaşılması önerisinde bulundu.

Hisarcıklıoğlu, TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halim Mete ile birlikte 24-25 Temmuz 2010 tarihlerinde KKTC’ye bir ziyaret gerçekleştirdi.

Temaslarında, KKTC’nin Barış ve Özgürlük Bayramını kutlayan Hisarcıklıoğlu, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde ve önerilerde bulundu. Hisarcıklıoğlu’nun görüşleri şöyle:

”KKTC’de yeni bir hükümet var, yeni bir Cumhurbaşkanı var. Ekonomik reformları yapmak için tam zamanı. Reformlara başlamak lazım. Bizim 2001′deki durumumuz şimdi sizin durumunuza benziyor. Biz zor olan ekonomik reformları gerçekleştirdik. Burada size önerilerim olacak;

- Bir Ekonomik ve Sosyal Konsey kurun veya toplumun tüm kesimlerini bir araya getirecek bir yapılanmaya gidin. Zor olan reformları tartışın. Ortak aklı oluşturun ve reformları uygulamaya geçirin.

-Ülkelerin kalkınmasında yabancı sermaye çok önemli. KKTC için de öyledir. Yabancı sermayenin sorunlarını ortaya koyacak, en üst düzey bir yapılanmaya gidin. Biz, Türkiye’de Yabancı Sermaye Danışma Konseyi’ni kurduk. Siz de benzer bir yapılanmaya gidin. Burada Türk, İsrail, İngiliz yatırımcılar var. Onları bir araya getirin.

-Yatırım ortamının iyileştirilmesi için biz YOİKK kurduk. Burada da kurulabilir. Biz rakiplerimizle aynı koşullarda iş yapalım istedik. Bizde başarılı oldu.

-Bu yapılanmalarda biz size teknik bilgi ve deneyimlerimizi aktarırız.

-Türkiye’de KKTC algısının değiştirilmesi lazım. Bunu siz yapabilirsiniz. Mesela 2009 yılında Türkiye’den ithalatınızın 770 milyon dolar olduğunu vurgulayın. Türkiye’deki algıyı değiştirmek sizin çabanızı gerektirir. Biz de size yardım ederiz.”

Öte yandan, ziyaretlerde KKTC yetkilileri de ülkenin ekonomik durumu ile orta ve uzun vadeli stratejik konular hakkında görüşlerini dile getirdiler. Türkiye’de KKTC için ”Yapılan yardımları çarçur eden, asgari ücretin 1.300 lira civarında olduğu bir ülke” gibi haksız bir algı bulunduğunu vurgulayan KKTC’li yetkililer görüşlerini şöyle dile getirdiler:

”Bizi, Anadolu’daki bir şehirle değil, Güneyimizde bizden 10 kat daha zengin olan Rum Kesimi ile karşılaştırmanız lazım.

-Türkiye’den Ada’ya yapılan yardımın şekli değişmelidir. Artık, yardım kamu görevlilerinin maaşlarının ödenmesine değil, alt yapıya ve ekonominin gelişmesine yönelmeli.

-Altyapı yatırımlarında ihaleler Türkiye’de yapılıyor. KKTC’de özel sektörün gelişmesine bir katkı sağlanmıyor. Burada uygulama değişmelidir. KKTC firmaları belli alanda bir kapasiteye ulaşmıştır. Buradan küçük de olsa bir ortaklıkla işler yapılsa, özel sektör gelişimine daha fazla katkı sağlarız.

-Kıbrıs’ta Taşınmaz Mal Komisyonu’nun çalışmaları hızlandırılmalıdır. Bunun için bir fon oluşturmalıyız.

-Odaların birleşmesi, hukuki olarak bizi zayıflatır. Birleşmeyi proje bazında yapalım.

-Tüm odaların gelirlerini artıracak, zorunlu üyeliği getirecek, buradaki dağınık yapıyı toparlayacak bir yasal düzenleme olması halinde daha güçlü oda sistemimiz olur.”

Görüşmelerde ayrıca günlük ticarete ilişkin yaşanan sorunlar da gündeme geldi. Mersin Gümrüğü ile ilgili KKTC’de ”Mersin Gümrüğü aşılmaz” şeklinde bir algılama oluştuğuna işaret eden KKTC yetkilileri, bu alandaki sorunların aşılmasını beklediklerini bildirdiler.

Görüşmeler sırasında, KKTC iş dünyasının Türkiye’den, özelikle Orta Doğu ülkelerine yapılacak iş heyeti ziyaretlerinde KKTC iş adamlarına da kontenjan ayrılmasını istediği dile getirildi.

AA

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KKTC’de ekonomik reformları yapmanın tam zamanı olduğunu belirtti.

Vardan işadamına ABD’yi hedef gösterdi

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, ABD’nin devasa bir pazara sahip olduğunu belirtti. Vardan, “ABD kendi içinde ülkeler demeti. Her bir eyaletin kendine has ihracatı, ithalatı, kendine göre belirli bir kapasitesi var. Çoğu konularda bağımsız olarak hareket ettikleri için her birini birbirinden ayrı olarak değerlendirmek lazım. Her bir eyaletin farklı bir ülke olduğunu unutmamak gerek” diye konuştu.

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan başkanlığında ABD’nin bazı eyaletlerine yapılan gezi sonrası değerlendirmelerde bulunan MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, gezinin oldukça yoğun ve verimli geçtiğini kaydetti. Seyahatin tarihi bir gezi olduğunu vurgulayan Vardan, ABD ile ticaretin özellikle Türkiye’nin ABD’ye yaptığı 3.2 milyar dolarlık ihracat rakamının bu ülkenin kapasitesi dikkate alındığında neredeyse bir “hiç” olduğunu söyledi. Vardan, “Irak’a bile bunun iki katı ihracatımız olduğu düşünülürse, ABD ile alınması gereken oldukça fazla bir mesafenin olduğu ortadadır. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan önderliğinde geliştirilen 2023 ihracat stratejisinde önemli bir yer tutan ABD pazarının ele alınmasının bu bakımdan oldukça değerli olduğunu düşünüyor ve geziyi tarihi bir şekilde nitelendiriyorum” dedi.

Vardan, Bakan Çağlayan ve diğer devlet yetkililerinin bir sanayici gibi ülke ülke ABD’de de eyalet eyalet dolaşıp özel sektörün dışa açılıp ihracatın artmasına gayret sarf ettiğini söyleyerek, “Bunu yaparken rastgele değil alt yapı çalışmasıyla yapıyorlar. Hangi ülkenin ne tür malı nereden aldığını bizim onlara ne verebileceğimizi çalışarak bu gezileri planlıyorlar. ABD kendi içinde ülkeler demektir” diye konuştu.

 Gezide Çağlayan’ın resmi heyetinin yanı sıra bütün ihracatçı birliklerinin başkanlarının olmasının da çok önemli olduğuna işaret eden Vardan, “Bizler takım oyununun birer aktörü olarak bekleneni vermek durumundayız. MÜSİAD ve ABD’deki temsilcimiz Amerikan Türk Ticaret Odası (ATCOM) olarak ihracata katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

Öte yandan önemli bir konu olarak ABD’de yerleşmiş olan Türk veya Türk kökenli vatandaşların oluşturdukları ticaret odaları ve yaptıkları faaliyetleri gösteren Vardan, “Bunlar bizim MÜSİAD olarak ihracata yönelik üretim stratejilerinde de belirttiğimiz tersine beyin göçünün gerçekleştirilmesi veya orada mukim olanların desteklenerek ileride ülkemiz adına yerel elçiler oluşturulması açısından önem taşıyor” diye konuştu.

Haber7.com

MÜSİAD Başkanı Ömer Cihad Vardan ABD gezisinin oldukça yoğun ve verimli geçtiğini belirterek, “ABD devasa bir pazar. Her bir eyaletin farklı bir ülke olduğunu unutmamak lazım” dedi.

Borsada artış sürdü, altın ve döviz düştü

BORSA

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Ulusal 100 Endeksi, günü 208,15 puanlık artışla 59,507,68 puandan tamamladı.

Hisse senetleri ortalama yüzde 0,35 oranında değer kazanırken, işlem hacmi 1 milyar 106 milyon 719 bin 917 TL seviyesinde gerçekleşti. Endeks, seans içinde en düşük 58961,69 puanı, en yüksek 59603,19 puanı test etti.

DÖVİZ

İstanbul ve Ankara serbest piyasalarında alınıp satılan döviz türlerinin, önceki ve bugün itibariyle alış, satış fiyatları şöyle:

 

    CUMA   PAZARTESİ
  Alış Satış Alış Satış
ABD Doları 1,5210 1,5260 1,5170 1,5220
Avro 1,9500 1,9550 1,9620 1,9670
Sterlin 2,3300 2,3600 2,3400 2,3700
İsviçre Frangı 1,4400 1,4650 1,4400 1,4650
ANKARA        
ABD Doları 1,5190 1,5290 1,5150 1,5250
Avro 1,9450 1,9610 1,9560 1,9710
Sterlin

2,3200

2,3650

2,3350

2,3750

-KAPALIÇARŞI’DA DÖVİZ

İstanbul serbest piyasada, kapanış saatlerinde doların satış fiyatı 1,5220 liraya gerilerken avronun satış fiyatı 1,9670 liraya yükseldi.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, piyasanın kapanışı itibariyle Kapalıçarşı’da 1,5170 liradan alınan dolar 1,5220 liradan, 1,9620 liradan alınan avro 1,9670 liradan satılıyor.

Serbest piyasada cuma günkü kapanışta 1,5260 lira olan dolar güne 1,5230 liradan, 1,9550 lira olan avro 1,9670 liradan başlamıştı.

ANKARA’DA DOLAR 1,5250 LİRA, AVRO 1,9710 LİRADAN SATILDI

Ankara’da Cuma günü akşam saatlerinde 1,5290 liradan işlem gören ABD Doları, bugün akşam 1,5250 saatlerinde değişmedi.

Avro 1,9710 liradan işlem gördü. Avro Cuma günü akşam saatlerinde 1,9610 liradan satılmıştı.

Cuma günü akşam saatlerinde 1,2821 olan avro-dolar paritesi, bugün akşam saatlerinde 1,2948 oldu.

Merkez Bankası, saat 15.30 itibariyle gösterge niteliğindeki doların efektif satışını 1,5222 lira, avronun efektif satış kurunu da 1,9659 lira olarak belirledi.

ALTIN

İstanbul Kapalıçarşı’da alınıp satılan altın türlerinin, önceki ve bugün itibariyle kapanış fiyatları (TL) şöyle:

                                 CUMA              PAZARTESİ 

KAPALIÇARŞI                 Alış      Satış     Alış      Satış

24 Ayar Külçe Altın (Gr.)   58,55     58,75     57,95     58,30

Cumhuriyet Ata Lira        389,00    395,00    383,00    392,00

22 Ayar Bilezik (Gr.)         53,28     57,28     52,75     57,10

Vakıf Altını (5 Gr.)           291,74    295,50    289,19    292,54

Vakıf Altını (100 Gr.)   5.834,71  5.909,95  5.783,75  5.850,84

Lira Ziynet                      372,96    387,14    369,46    383,61

Yarım Ziynet                   186,19    193,57    184,44    191,80

Çeyrek Ziynet                  93,09     97,53     92,22     96,65

AA

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Ulusal 100 Endeksi, günü 208,15 puanlık artışla 59507,68 puandan tamamladı. Gün son itibariyle döviz ve altının piyasalarda alış ve satış fiyatları:

ABD’de konut satışlarında büyük artış

- ABD’de geçen ay yeni konut satışları beklentilerin üzerinde arttı.

Ticaret Bakanlığı, Haziran ayında yeni konut satışlarının bir önceki aya göre beklentilerin üzerinde yüzde 23,6 artışla yıllık bazda 330 bin olduğunu açıkladı. Geçen ay yeni konut satışlarının yıllık bazda 320 bin olması bekleniyordu.

Mayıs ayında 300 bin olarak açıklanan yeni konut satışları ise 267 bine revize edildi. Mayıs ayındaki yeni konut satışları 1963 yılından bu yana en düşük seviye oldu.

CİHAN

ABD Ticaret Bakanlığı, Haziran ayında yeni konut satışlarının bir önceki aya göre beklentilerin üzerinde yüzde 23,6 artışla yıllık bazda 330 bin olduğunu açıkladı.

Bilim ve Teknoloji - nüfus kayıt örneği - e devlet -