Bilim ve Teknoloji
Bilim ve Teknoloji
Bilim ve Teknoloji
Tüm kadın giyim markası fırsatları için tıklayın !
28.Tem.2010
Türkiye-Türkmenistan Hükümetlerarası Ekonomik Komisyonu (HEK) 3. dönem toplantısı, Dış Ticaret Müsteşarlığı Uğur Ercan Toplantı salonunda başladı. Toplantıda, Türkiye tarafına Bakan Yıldız, Türkmenistan tarafına da Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Hocamuhammed Muhammedov başkanlık etti.
Bakan Yıldız, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ile Türkmenistan arasındaki ilişkilerin son dönemde her alanda çok yönlü bir gelişme gösterdiğini belirterek, iki ülkenin ortak çıkarlarına hizmet eden bu çok yönlü ilişkilerin daha da geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesinin bölge istikrarına da önemli katkılar sağlayacağını bildirdi.
Yıldız, küresel ekonomik kriz sonrası tüm dünyada yeni bir yapılanmaya girilen bir süreçte, iki ülkenin ekonomik ve ticari ilişkilerinde, mevcut seviye ile yetinilmemesi, değişik platformlarda, farklı alanlarda işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Bakan Yıldız, bu anlamda ikili ilişkilerin, basit kalıplar ve sınırlar içinde tekrarlanmasından ziyade, çağın getirdiği dinamizmle en üst düzeyde işbirliği perspektifi içerisinde daha ileri seviyede kurulması gerektiğini bildirdi.
-”TÜRKİYE GÜÇLÜ BİR ÜLKE”-
Türkiye’nin, iyi işleyen piyasa ekonomisine sahip güçlü bir ülke olduğunu, 2002 yılından bu yana izlenen kararlı ekonomi politikaları sayesinde makroekonomik istikrarı yakaladığını ifade eden Yıldız, yaşanan küresel krizin bile Türkiye’nin istikrarlı büyümesini engelleyemediğini söyledi.
Yıldız, Türkiye’nin bugün 620 milyar dolara yakın milli hasılası ile Avrupa’nın 7. ve dünyanın 17. büyük ekonomisi olduğunu belirtti.
Aynı şekilde Türkmenistan’ın da küresel krizden, dünyanın diğer ülkelerinden daha az etkilendiğini anlatan Yıldız, Türkmenistan ekonomisinin güçlü olmasının, bölgenin ekonomik istikrarı açısından önemli olduğunu söyledi.
Yıldız, Türkmenistan ekonomisinin geçen 5 yıl içerisinde yüzde 20 büyüyerek yaklaşık 8 milyar dolar seviyesine ulaştığını, aynı dönemde gerçekleştirilen ticaret hacminin ise yüzde 55 oranında artışla 10 milyar doları geçtiğini kaydetti.
Türkiye’nin, Türkmenistan ile ilişkilerine çok önem verdiğini, her iki ülkenin stratejik konumlarının, bölge kalkınması ve istikrarı için işbirliği yapmayı elzem hale getirdiğini ifade eden Yıldız, ”Amacımız, ülkelerimizin stratejik konumları, köklü tarihleri, engin deneyim ve birikimleri, zengin insan ve doğal kaynakları, bulundukları bölgenin ve dünyanın ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişimi yönünde ortaya koydukları iradeleri ile 21. yüzyıla damgalarını vurmalarını sağlamak ve bu süreçte ortak hareket etmektir” dedi.
Bu çerçevede, ikili ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla her iki ülke tarafından bugüne kadar pek çok alanda somut adımlar atıldığını anlatan Bakan Yıldız, bunlardan en önemlisinin, Karma Ekonomik Komisyon Toplantılarının düzenli şekilde gerçekleştirilmesi olduğunu söyledi.
Her iki ülkenin üst düzey yetkilileri arasında yaşanan olumlu atmosferin, iş adamları arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için de kullanılması gerektiğine işaret eden Bakan Yıldız, ”Devlet adamları olarak bizlerin öncelikli görevi, işadamlarımızın önünü açmak ve onlara yol göstermektir. Ancak bizlerin desteğiyle işadamlarımız dünya çapında layık oldukları takdiri ve övgüyü elde edebilirler” diye konuştu.
-TÜRKMENİSTAN’DAKİ TÜRK MÜTEAHHİTLERİ-
Türk müteahhitlerinin dünyanın dört bir köşesinde 5 binden fazla 166 milyar dolar tutarında proje üstlenmesinin tesadüf olmadığına dikkati çeken Yıldız, şöyle konuştu:
”Türk müteahhitleri Türkmenistan’da da 600’ün üzerinde inşaat projesi üstlenmişlerdir. Toplam tutarı 17 milyar dolara yaklaşan bu projelerin 2,5 milyarlık bölümü 2009 yılı içerisinde üstlenilmiştir. Müteahhitlerimiz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türkmenistan’ın ihtiyaç duyduğu her türlü projede işbirliğine hazırdırlar.
Bugün, Türkmenistan’da yaklaşık 1,3 milyar dolar tutarında Türk sermayeli yatırım gerçekleştirildiğini, bu yatırımların çoğunluğunun tekstil sektöründe, kalan tutarının ise tarım, sağlık, kağıt ve gıda sektörlerinde yer aldığını büyük bir memnuniyetle söyleyebilirim.”
Ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde önem arz eden konulardan birisinin de vize olduğunu anlatan Yıldız, bu konuda Türk vatandaşlarına kolaylık gösterilmesini istedi.
Müteahhitlik hizmetleri alanında iki ülke arasında çözüme kavuşturulması gereken diğer konunun da teminat mektupları olduğunu ifade eden Yıldız, Türk bankacılığının, sağlam yapısı nedeniyle küresel krizden hasar görmediğini, dolayısıyla çok sayıda Türk bankasının verecekleri teminat mektuplarında hiçbir sıkıntı yaşanmayacağını vurguladı.
Bakan Yıldız, Türkmenistan ile taşımacılık ve ulaştırma alanında ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
-TÜRKMEN BAKAN-
Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Hocamuhammed Muhammedov da, Türkmenistan olarak bir çok alanda işbirliğini geliştirmeyi, ticaret hacmini artırmayı hedeflediklerini söyledi.
İki ülke arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin son dönemde ivme kazandığını belirten Muhammedov, başta enerji olmak üzere tarım, turizm, eğitim, sağlık, müteahhitlik gibi alanlarda yapılacak işbirliğini önemsediklerini bildirdi.
Türkmenistan’ın bu yılın ilk 6 ayında 100′den fazla ülkeyle ticaret yaptığını ifade eden Muhammedov, ”Ülkemizin genel ticaret hacminde ise Türkiye 2. sırada yer alıyor” dedi.
Muhammedov, 2011 yılından itibaren Türkmenistan’dan Türkiye’ye verilecek elektrik miktarını ve fiyatını yeniden değerlendireceklerini ve 2010 yılı Kasım ayına kadar bu konuda mutabakata varmak istediklerini söyledi.
AA
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye ve Türkmenistan ilişkilerinin basit kalıplar ve sınırlar içinde tekrarlanmasından ziyade, en üst düzeyde işbirliği perspektifi içerisinde daha ileri seviyede kurulması gerektiğini söyledi.
28.Tem.2010
BP yaptığı açıklamada, Üst Yöneticisi (CEO) Tony Hayward’ın 1 Ekim’de görevinden ayrılacağını ve yerine şu anda BP’nin ABD operasyonlarını yürüten Robert Dudley’in getirileceğini bildirdi.
Açıklamada, şirketin, petrol yayılmasının yarattığı kirliliğin temizlenmesi, petrol kuyusunun kapatılması, kirlilikten zarar görenlere tazminat ödenmesi ve hükümetlere para cezası ödenmesi gibi maliyetler için 32,2 milyar dolar karşılık ayırdığı belirtildi.
Bu ayrılan karşılık sonucu şirketin ikinci çeyrek zararının 16,97 milyar doları bulduğu kaydedilen açıklamada, BP’nin gelecek 18 ayda 30 milyar dolara kadar varlık satışı yapacağı ve aynı sürede net borç seviyesini 10 ve 15 milyar dolar aralığına çekmeyi hedeflediği ifade edildi.
Geçen yıl ikinci çeyrekte 4,39 milyar dolar kar eden şirketin, bu yıl aynı dönemde 16,97 milyar dolar zarar açıklamasına rağmen, söz konusu çeyrekte geliri yüzde 34 artarak 75,8 milyar doları buldu. Şirket 18 yıldır ilk kez borçlu duruma düştü.
HAYWARD GÖREVDEN AYRILIYOR
BP Başkanı Carl-Henric Svanberg, Hayward’ın ayrılmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, ”Macondo kuyusundaki patlama trajedisi ve bunu takiben ortaya çıkan çevre kirliliği dönüm noktası bir olaydı. BP varlıkları, mükemmel insanları ve dünyanın enerji ihtiyaçlarını karşılamada oynadığı hayati rol nedeniyle güçlü bir firma olmaya devam edecek, ancak farklı bir şirket olarak ileri gidecek” dedi.
Hayward da yaptığı açıklamada, Macondo kuyusundan püsküren petrolün durduğunu, şimdi şirketten ayrılmanın iyi bir zaman olduğunu söyleyerek, ”Şimdi sızıntının kapatılmasıyla önemli bir dönüm noktasına ulaştık. Bu şirketin yeniden biçimlendirilmesine zemin oluşturuyor” dedi.
BP’nin yeni liderliği altında yeni safhaya başlama hakkına sahip olduğunu belirten Hayward, ”Meksika Körfezi’ndeki patlama korkunç bir trajediydi, bu patlama olduğunda BP’de sorumlu bir kişi olarak, her zaman derin sorumluluk hissedeceğim, suçlunun kim olup olmadığına bakmaksızın” diye konuştu.
HAYWARD MİLYONLARCA STERLİN ALACAK
BP’nin üst yöneticisi Hayward, yaklaşık 1,25 milyon avroya (1,045 milyon sterlin) tekabül eden bir yıllık maaşını ihbar tazminatı olarak alacak.
Görevini 1 Ekim’de bırakacak olan Hayward ayrıca, mevcut maaşını da almaya devam edecek.
BP’nin 53 yaşındaki üst yöneticisi Hayward, yaklaşık 30 yıldır grubun bünyesinde görev yapıyor. Geçen yıl Aralık ayında emeklilik hakkı kazanan Hayward’ın emekli ikramiyesinin toplam 13 milyon avro (10,8 milyon sterlin) olduğu belirtiliyor ve 65 yaşından itibaren her yıl yaklaşık 700 bin avro (584 bin sterlin) para alacağı ifade ediliyor.
BP’nin 576 bin hissesini elinde bulunduran Hayward’ın hisselerinin toplam değerinin 2,9 milyon avro (2,4 milyon sterlin) değerinde olduğu tahmin ediliyor.
Yönetim Kurulu üyeliği görevine 30 Kasıma kadar devam edeceği belirtilen Hayward’ın bu tarihten itibaren BP’nin Rusya’daki ortak teşebbüsü TNK-BP’de icrada görevi olmayan yönetici adayı olarak atanacağı ifade ediliyor, ancak bu görevinden ne kadar maaş alacağı henüz bilinmiyor.
Hayward’ın yerine getirilen Dudley’nin ne kadar maaş alacağı da bilinmiyor. Dudley’nin ücretinin ancak grubun gelecek yılki bilançosunda açıklanacağı belirtiliyor.
YENİ ÜST YÖNETİCİ DUDLEY
Bu arada Hayward’ın yerini alacak Bob Dudley, ABC televizyonuna verdiği demeçte, ”Önceliğim patlayan petrol kuyusunu sonsuza dek kapatmak ve Meksika Körfezi’ni temizlemek olacak” dedi.
Londra merkezli BP’ye üst yöneticilik yapacak ilk Amerikalı olacak Dudley, daha fazla petrolün körfeze püskürmesini beklemediğini söyledi. Dudley, şirket kültürünü değiştirmeyi planladığını ve bu felaketin tekrarlanmasını önlemek için gerekli önlemleri uygulayacağını ifade etti.
Öte yandan BP’nin yarısına ortak olduğu Rusya’nın üçüncü büyük petrol şirketi TNK-BP International’ın yılın ilk yarısında karı yüzde 21 artarak, 2,43 milyar dolar oldu.
Aynı dönemde gelirleri yüzde 43 yükselerek, 20,7 milyar dolara yükselen şirket, BP’nin petrol üretiminin dörtte birinden sorumlu bulunuyor.
AA
İngiliz petrol devi BP, Meksika Körfezi’ndeki kirliğinin maliyetini karşılamak için 32,2 milyar dolar ayırdı.
28.Tem.2010
İstanbul Sanayi Odası (İSO)’nın hazırladığı ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması’na göre 2009 yılında satış vergileri hariç net üretimden satışlara göre, Türkiye Petrol Rafineleri AŞ (TÜPRAŞ), 2005 yılından bu yana olduğu gibi yine ilk sırada yer aldı.
Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması sonuçları, İSO’da düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Üretimden satışlara göre, 15 milyar 495 milyon 595 bin 133 lira ile Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu olan TÜPRAŞ’ı, 6 milyar 527 milyon 417 bin 392 lira ile Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ), 5 milyar 473 milyon 800 bin 40 lira ile de OYAK Renault izledi.
En fazla kar eden ilk üç kuruluş sıralamasında Elektrik Üretim AŞ 1 milyar 423 milyon 426 bin 131 TL birinci, TÜPRAŞ 776 milyon 931 bin 357 TL ile ikinci, Philip Moris 673 milyon 939 bin 460 TL üçüncü oldu.
En fazla ihracat yapan ilk üç kuruluş sıralamasında OYAK Renault 3 milyar 12 milyon 429 bin dolar ile birinci, FORD Otomotiv 2 milyar 38 milyon 704 bin dolar ile ikinci, TOFAŞ 2 milyar 4 milyon 257 bin dolar ile üçüncü oldu.
TÜRKİYE’NİN 500 BÜYÜK SANAYİ KURLUŞU’NUN LİSTESİNİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
İSO 500 KURULUŞLARININ İHRACATI 2008 YILINDA YÜZDE 24,2 ORANINDA ARTARKEN, 2009 YILINDA YÜZDE 31,7 ORANINDA AZALDI
İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) gerçekleştirdiği ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması”na göre, 2009 yılında en fazla kar eden sanayi kuruluşu 1 milyar 423 milyon 726 bin 131 lira ile Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) oldu.
İSO’nun 42 yıldır aralıksız olarak hazırladığı ve İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük tarafından açıklanan ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırmasının 2009 yılı sonuçlarına göre, satış vergileri hariç net üretimden satışlar alanında 15 milyar 495 milyon 595 bin 133 lira ile TÜPRAŞ birinci sırayı alırken, bunu 6 milyar 527 milyon 417 bin 392 ile EÜAŞ, 5 milyar 473 milyon 800 bin 40 lira ile Oyak-Renault izledi.
TÜPRAŞ, sıralamada 2009 yılında ilk sırada yer alırken, toplam üretimden satışlar içerisindeki payı yüzde 11,4′ten 7,4′e geriledi. Araştırmada, 2009 yılındaki özellikle dünya emtia ve ham petrol fiyatlarındaki gerilemenin etkisinin bu sonuçta etkili olduğu belirtildi.
İSO 500 içerisinde ilk 10 kuruluş arasında tek kamu kuruluşu EÜAŞ oldu. 2008 yılında 7. sırada bulunan Arçelik 2009 yılında 4. sıraya yükselirken, beşinci sırada ise TOFAŞ yer aldı.
2008 yılında 3. sırada yer alan Ford 2009 yılında 6. sıraya gerilerken, 7. sırada Ereğli Demir ve Çelik, 8. sırada Aygaz, 9. sırada Vestel Elektronik ve 10. sırada Habaş, 11. sırada İÇDAŞ, 12. sırada İskenderun Demir ve Çelik, 13. sırada Toyota, 14. sırada Petkim ve 15. sırada Türkiye Şeker Fabrikası A.Ş’nin bulunduğu belirtildi.
Bu sonuçlara göre, 2009 yılında ilk 15 sanayi kuruluşu içinde 2 kamu, ve 13 özel kuruluş yer aldı.
-EN FAZLA KAR EDEN KURULUŞLAR-
Araştırmaya göre, 2008 yılında 652,4 milyon lira zarar ederek kar ve zarar toplamında 500. sırada yer alan Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ), 2009 sıralamasında 1 milyar 423 milyon 726 bin 131 lira ile en fazla kar eden sanayi kuruluşu oldu.
En fazla kar eden ilk üç kuruluştan ikincisi 776 milyon 931 bin 357 lira dönem karı ile TÜPRAŞ olurken, ücüncü sırayı da 673 milyon 939 bin 460 lira ile Philsa Philip Morris aldı.
En fazla ihracat yapan ilk 3 kuruluş ise 3 milyar 12 milyon 429 bin dolar ile Oyak Renault, 2 milyar 38 milyon 704 bin dolar ile Ford Otomotiv, 2 milyar 4 milyon 257 bin dolar ile Tofaş olarak sıralandı.
-İLK 50 KURULUŞUN PAYLARI-
İlk 500′de ilk 50 sanayi kuruluşunun üretimden satışlar içerisindeki payı 2008 yılında yüzde 52,6 olurken 2009 yılında bu oran yüzde 48,5′e geriledi.
Brüt katma değerde 2009 yılında ilk 50 kuruluşun payı yüzde 54,9 olarak belirlenirken, 2008 yılında yüzde 58,8 olan ilk 50 kuruluşun 500 içerisindeki kar ve zarar toplamının payı ise yüzde 41,2 oldu.
2008 yılında 56,5 seviyelerinde olan ilk 50 kuruluşun topram ihracat içindeki payı 2009 yılında 6,4 puanlık bir azalma ile yüzde 50,1′de kaldı.
İstihdamda ise 2009 yılında ilk 50 kuruluşun payı 2008′e göre artarak yüzde 32,3 seviyesinde gerçekleşti.
2009′da istihdamda 2008′e göre düşüş olmasına karşılık ilk 50 kuruluştaki istihdam azalışı diğer 450 kuruluşa göre daha küçük kaldı.
2009 yılında ilk 500′deki ilk 50 kuruluş, Türkiye GSYİH’nın yüzde 5,3′ünü yaratırken, Türkiye ihracatının yüzde 22,7′sini gerçekleştirdi.
-İSO 500 ŞİRKETLERİNİN İHRACATI YÜZDE 31,7 AZALDI-
İSO 500 kuruluşlarının ihracatı 2009 yılında 2008′e göre yüzde 31,7 oranında azaldı. 2009 yılında İSO 500′de alt sektörler itibariyle ihracat değişim oranları incelendiğinde bir tek gıda, içki ve tütün sanayinde yüzde 1,1 oranında artış olduğu, diğer tüm alt sektörlerde değişen oranlarda azalışlar gerçekleştiği görüldüğü kaydedildi.
2009 yılı ilk İSO 500 toplam ihracatı içinde en yüksek paya sahip olan alt sektör yüzde 27,5 ile taşıt araçları sanayi olurken, bu sektörün 2009 yılındaki ihracat düşüş oranı yüzde 29,2 seviyesinde gerçekleşti.
İSO 500 kapsamında yer alan yabancı sermaye paylı kuruluş sayısının 2007 yılında 143, 2008′de 148′den 2009′da 153′e yükseldiği dile getirilen rapora göre, yabancı sermayeli kuruluşların İSO 500′de üretimden satışlar içindeki payı ise yüzde 33,4 oldu.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırmasına göre, 2009 yılında İSO 500 genelinde üretimden satışlar cari fiyatlarla yüzde 13,1, toplam satış hasılatı yüzde 12,3, dönem zararı ise yüzde 37,1 oranında azalırken, dönem karı yüzde 10,8, dönem kar ve zarar toplamı yüzde 31,4, net katma değer yüzde 6,8 oranında arttı.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük tarafından açıklanan araştırma sonuçlarını içeren rapora göre, 2009 yılında 412 olan kar eden kuruluş sayısı 2008 yılına göre 60 adet artarken, kriz öncesi 2007 yılına göre ise 38 kuruluş azaldı.
Ekonominin önemli ölçüde küçüldüğü 2009′da İSO 500′de satışların önemli ölçüde düştüğü, ancak daha önceki kriz yıllarından farklı olarak satışlardaki düşüşe rağmen karlılık ve katma değerin arttığı, mali yapının önceki yıla göre nispeten iyileştiği dikkati çekiyor.
Geçen yıl İSO 500 genelinde üretimden satışlar cari fiyatlarla yüzde 13,1, toplam satış hasılatı yüzde 12,3, dönem zararı ise yüzde 37,1 oranında azaldı. Buna karşın dönem karı yüzde 10,8, dönem kar ve zarar toplamı yüzde 31,4, net katma değer yüzde 6,8 ve temel fiyatlarla brüt katma değer yüzde 6,4 oranında artış gösterdi.
Raporda, 2008′de satış hasılatı ve üretimden satışların İSO 500 genelinde bir önceki yıla göre cari fiyatlarla yüzde 19′lar civarında arttığı, dönem karı cari fiyatlarla yüzde 13,3, dönem kar ve zarar toplamı yüzde 36,4, net katma değer yüzde 3,7 ve temel fiyatlarla brüt katma değer yüzde 2,2 oranında azaldığı, dönem zararı ise yüzde 450 gibi yüksek bir oranda arttığı anımsatılarak, dolayısıyla üretimden satışlar ve satış hasılatındaki artışın, karlılık ve katma değer artışına dönüşmediği belirtildi.
-ÇALIŞAN SAYISI YÜZDE 5,1 AZALDI-
Rapora göre, satış karlılığında İSO 500 genelinde 2008 yılında yüzde 3,9 olan satış karlılık oranı 2009′da yüzde 5,8′e, özel kuruluşlarda ise yüzde 3,6′dan yüzde 5,2′ye çıktı.
Rapora göre, yakın döneme bakıldığında satış karlılığının 2007 yılında kambiyo karlarındaki artışın da etkisiyle yüzde 7,2 ile son dönemin en yüksek seviyelerinden birine yükseldiği göz önüne alındığında, bir yıl sonra 2008′de bu önemli ölçüde geriledi, 2009′da ise krize rağmen tekrar yükseldi.
2009 yılında satışlar yüzde 12,3 oranında azalırken, finansman giderlerinin bir önceki yıla göre yüzde 50′ler civarında düşmesi ve kambiyo karları nedeniyle üretim faaliyeti dışı gelirlerin de yüzde 50,1 artması ile toplam kar yüzde 24,6 oranında arttı. Bu da satış karlılığının 2009′da bir önceki yıla göre oldukça yüksek çıkmasına yol açtı.
Yaratılan net katma değerin, varlık toplamına oranını gösteren ekonomik karlılıktaki gelişmelere bakıldığında, özel kuruluşlarda 2008 yılında yüzde 13,9 olan ekonomik karlılık oranı 2009′da fazla değişmeyerek yüzde 13,6′ya geriledi. Geçen yılki ekonomik karlılık oranı 2001 sonrasındaki en düşük oran olurken, 2009 yılında dönem kar ve zarar toplamı ile katma değerdeki iyileşmeye rağmen ekonomik karlılıkta iyileşme sağlanamadı.
Geçtiğimiz yıl İSO 500 genelinde çalışan sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5,1 oranında azaldı. Özel ve kamu kuruluşları açısından bakıldığında 2009′da çalışan sayısı özel kuruluşlarda yüzde 6,7 oranında düştü, kamu kuruluşlarında yüzde 5,4 oranında arttı.
-ÖDENEN FAİZ ORANI YÜZDE 1,4′E GERİLEDİ-
İSO 500 kapsamındaki özel sanayi kuruluşlarında 2008 yılında yüzde 57 olan ödenen maaş ve ücretlerin net katma değer içindeki payı 2009′da yüzde 55,6′ya, yüzde 16 olan ödenen faizlerin payı yüzde 12′ye düşerken, ana üretim faaliyetinden elde edilen karın payı ise yüzde 27,1′den 32,4′e yükseldi.
Üretim faaliyeti dışı gelirlerin vergi öncesi dönem kar ve zarar toplamı içindeki payına bakıldığında, 2006′dan sonra artmaya başlayan bu oran 2009′da 2008′e göre 7,4 puan artarak yüzde 44,2′ye yükseldi.
Rapora göre, 2009 yılındaki artış, geçen yıl üretim faaliyeti sonucu elde edilen kar ve zarar toplamı yüzde 24,6 artarken, üretim faaliyeti dışı gelirlerin yüzde 50,1 oranında artmasından kaynaklandı. Üretim faaliyeti dışı gelirlerdeki artışta ise 2009′da net kambiyo karlarının 2008′e göre yüzde 65 oranında artması etkili oldu.
İSO 500 kapsamındaki özel sanayi kuruluşlarında 2008′de yüzde 1,6 olan ödenen faizler oranı, 2009′da yüzde 1,4′e geriledi. 2008′de yüzde 1,3 olan faaliyet dışı gelirlerin satışlara oranı, 2009′da yüzde 2,3′e yükseldi.
Araştırma sonuçlarına göre, 2009 yılında da satışlardaki azalmanın, karlılık ve katma değeri olumsuz etkilemediği dikkati çekiyor. Mali yapıda da geçen yıl daha önceki kriz yıllarında görülmeyen şekilde nispi de olsa iyileşme gerçekleşti.
-TOPLAM BORÇLAR YÜZDE 54,4′DEN 50,9′A GERİLEDİ-
İSO 500 özellerde 2008 yılında yüzde 54,4 olan toplam borç oranı 2009′da yüzde 50,9′a gerilerken, özkaynak payı yüzde 45,6′dan 49,1′e yükseldi. Kamu kuruluşlarında ise 2008′de yüzde 43,8 olan toplam borç oranı, 2009′da yüzde 40,3′e düşerken, özkaynak payı yüzde 56,2′den 59,7′ye çıktı.
Geçen yıl İSO 500 genelinde toplam borçlar yüzde 4,7 oranında azalırken, özkaynaklar yüzde 9,8 arttı.
Raporda, 2009′da İSO 500 kapsamındaki özel kuruluşlarda toplam borçların toplam varlıklar içindeki payı yüzde 51 seviyesindeyken, uluslararası karşılaştırmaların, yüzde 50′lerin üzerinde toplam borç/varlık oranının gelişmiş ülkelerde ve Türkiye’ye benzer kategorideki ülkelerde pek görülmeyen, bunun Türkiye’ye has bir durum olduğunu ortaya koyduğuna, ekonomi ve şirketlerin sorunlarının ”sonsuza kadar borçlanma ile çözülemeyeceği”ne işaret edildi.
Maliyetlerdeki düşüş ithal girdi ikamesinden, finansman giderlerindeki düşüş yurt dışı borçlanmadan kaynaklanıyorsa bunların ekonomideki maliyetlerinin sorgulanması gerektiğinin altı çizilen raporda, ihracat düşerken karlar artıyorsa şirketlerin iç piyasa ve dış piyasa fiyat stratejilerini gözden geçirmeleri gerektiği kaydedildi.
Raporun geneline bakıldığında, 2009 yılında İSO 500′de üretimden satışlar, satış hasılatı, istihdam ve ihracat azalırken, dönem karı, toplam kar ve katma değer arttı, dönem zararı azaldı, mali yapı bir önceki yıla iyileşme kaydetti.
Raporda, 2009′da karlılık ve katma değerdeki artışın nedenlerinde en önemli etken olarak 2009′da finansal giderlerin bir önceki yıla göre önemli ölçüde azalması olduğunun altı çizilirken, 2009 yılında İSO 500 genelinde ödenen faizler bir önceki yıla göre yüzde 24,8 azaldı.
2009 yılında ekonomideki küçülmeye, satışların bir önceki yıla göre oldukça yüksek oranlarda düşmesine rağmen finansman giderleri azalınca, sanayi kuruluşlarında karlılık ve katma değerin arttığı belirtilirken, baz etkisi faktörüne işaret edilerek, 2009 yılında kardaki nispeten yüksek oranlı artışların 2008′deki yüksek oranlı düşüşlere kıyasla elde edildiğine dikkat çekildi.
İSO’NUN İLK 500 LİSTESİNDE 14 KAYSERİLİ FİRMA YER ALDI
İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından her yıl hazırlanan ”Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırma sonuçlarına göre, İSO ilk 500 listesinde 14 Kayserili firma yer aldı.
Geçen yıl ilk 500′de yer alan Saray Halı A.Ş. ve Erbosan Erciyas Boru Sanayii ve Ticaret A.Ş. bu yıl listede yer almazken, Karsu Tekstil Sanayii ve Tic. A.Ş. ve Form Sünger ve Yatak San. Tic. A.Ş. ilk 500′e girmeyi başardı.
Sıralamaya giren Kayserili firmaları kutlayan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Başkanı Mustafa Boydak, geçen yıl 118′inci sırada olan Kayseri Şeker Fabrikasının bu yıl 58′inci sıraya yükselmesini büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, sıralamaya girmenin firmalar açısından önemli olduğunu, ancak bu firmaların hayatiyetlerini devam ettirmelerinin daha da önemli olduğunu söyledi.
Kayseri’nin kendi emsallerine göre iyi bir konumda olduğunu ancak bunu yeterli görmediklerini ifade eden Boydak, ”Kayserimizin daha iyi yerlerde olmasını isteriz ancak, tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz de ekonomik bir daralmadan geçti. İlimizin sanayi potansiyelinin daha da artması için var gücümüzle çalışıyor, 2010 verilerinin 2009′dan daha iyi çıkacağına inanıyoruz” dedi.
Artık Kayseri’de sanayi kültürünün yerleştiğini ve bunun tabana yayılması gerektiğini belirten Boydak, sıralamaya giren tüm Kayserili firmaları kutlarken, başarılarının devamını diledi.
2009 yılı verilerine göre ”Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırmasında yer alan Kayserili firmalar sırayla şunlar:
”Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş, Boytaş Mobilya San. ve Tic. A.Ş, HES Hacılar Elektrik San. ve Tic. A.Ş, Merkez Çelik San. ve Tic. A.Ş, Orta Anadolu Tic. ve San. İşl. T.A.Ş, İstikbal Mobilya San. ve Tic. A.Ş, Keskinkılıç Gıda San. ve Tic. A.Ş, Boyteks Tekstil San. ve Tic. A.Ş, Boyçelik Metal San. ve Tic. A.Ş, Has Çelik ve Halat San. Tic. A.Ş, Kumtel Dayanıklı Tük. Mal. A.Ş, YATAŞ Yatak ve Yorgan San. Tic. A.Ş, Karsu Tekstil Sanayii ve Tic. A.Ş, Form Sünger ve Yatak San. Tic. A.Ş.”
CİHAN-AA
İstanbul Sanayi Odası, ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesini açıkladı. 2009 yılında da TÜPRAŞ, 2005′ten bu yana olduğu gibi yine ilk sırada yer aldı. Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesi:
28.Tem.2010
Merkez Bankası, 15 Temmuz tarihinde toplanan Para Politikası Kurulunun Toplantı Özetini yayımladı.
Toplantı Özetine göre Kurul, temel (çekirdek) enflasyon göstergelerinin orta vadeli hedeflerle uyumlu seyrini sürdürdüğüne dikkati çekti, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki düşüşün ve emtia fiyatlarındaki gevşemenin de katkısıyla enflasyonun öngörülenden daha olumlu bir görünüm arz ettiğini belirtti.
Kurul üyeleri, orta vadeli hedeflere ulaşmak için gerekli görülen parasal sıkılaştırmanın bir önceki rapor dönemine göre daha geç başlayacağı ve daha sınırlı olacağı bir çerçevenin esas alınması konusunda mutabık kaldı.
Bu doğrultuda Kurul, politika faiz oranlarının bir süre daha mevcut düzeylerde tutulması ve uzun süre düşük düzeylerde seyretmesi gerekebileceğini teyit etti.
AA
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun, politika faiz oranlarının bir süre daha mevcut düzeylerde tutulması ve uzun süre düşük düzeylerde seyretmesi gerekebileceğini teyit ettiğini bildirdi.
28.Tem.2010
Alınan bilgiye göre, Şirinkent Sahil Yolu Çıkmaz Sokak’taki yazlığının önündeki iskeleden, eşi Birgül Kaleağası ile birlikte denize giren Kazım Kaleağası, aniden fenalaştı.
Kıyıya çıkarılan Kaleağası, olay yerinde hayatını kaybetti.
İhbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri, 3 çocuk babası 63 yaşındaki Kazım Kaleağası’nın kalp krizi geçirerek öldüğünü belirledi.
Yaz tatillerini 30 yıldır Ayvalık’taki yazlığında geçirdiği öğrenilen Kazım Kaleağası’nın, 29 Temmuz perşembe günü İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verileceği öğrenildi.
AA
Kale Kimya A.Ş’nin kurucusu Kazım Kaleağası, Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. 63 yaşındaki Kazım Kaleağası 3 çocuk babasıydı.
28.Tem.2010
Böylece Bileşik Endeks, gün sonu itibariyle tarihte ilk kez 60.000 puanın üstünde bir kapanış yapmış oldu. Bileşik Endeksin İkinci Seans içinde ulaştığı 60.662,13 puanlık seviye de tarihi seans içi rekor olarak kaydedildi.
İMKB Ulusal 100 Endeksi, ikinci seansta 249,29 puan düşerek 60.328,94 puandan kapandı. Hisse senetlerinin ikinci seanstaki ortalama değer kaybı yüzde 0,41 oldu.
İlk seanstaki 1.070,55 puanlık artış dikkate alındığında, Borsa endeksi günün tamamında 821,26 puan yükseldi.
Hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 1,38 değer kazandı.
DÖVİZ
İstanbul ve Ankara serbest piyasalarında alınıp satılan döviz türlerinin, önceki ve bugün itibariyle alış, satış fiyatları şöyle:
| PAZARTESİ | SALI | |||
| Alış | Satış | Alış | Satış | |
| ABD Doları | 1,5170 | 1,5220 | 1,5110 | 1,5160 |
| Avro | 1,9620 | 1,9670 | 1,9620 | 1,9680 |
| Sterlin | 2,3400 | 2,3700 | 2,3400 | 2,3700 |
| İsviçre Frangı | 1,4400 | 1,4650 | 1,4200 | 1,4450 |
| ANKARA | ||||
| ABD Doları | 1,5150 | 1,5250 | 1,5160 | 1,5260 |
| Avro | 1,9560 | 1,9710 | 1,9530 | 1,9680 |
| Sterlin |
2,3350 |
2,3750 |
2,3300 |
2,3700 |
KAPALIÇARŞI’DA DÖVİZ
İstanbul serbest piyasada, kapanış saatlerinde doların satış fiyatı 1,5160 liraya gerilerken, avronun satış fiyatı 1,9680 liraya yükseldi.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, piyasanın kapanışı itibariyle Kapalıçarşı’da 1,5110 liradan alınan dolar 1,5160 liradan, 1,9620 liradan alınan avro 1,9680 liradan satılıyor.
Serbest piyasada dünkü kapanışta 1,5220 lira olan dolar güne 1,5170 liradan, 1,9670 lira olan avro 1,9730 liradan başlamıştı.
ANKARA’DA DOLAR 1,5260 LİRA, AVRO 1,9680 LİRADAN SATILDI
Ankara’da dün akşam saatlerinde 1,5250 liradan işlem gören ABD Doları, bugün akşam saatlerinde 1,5260 liradan işlem gördü.
Avro 1,9680 liradan işlem gördü. Avro dün akşam saatlerinde 1,9710 liradan satılmıştı.
Dün akşam saatlerinde 1,2948 olan avro-dolar paritesi, bugün akşam saatlerinde 1,2902 oldu.
Merkez Bankası, saat 15.30 itibariyle gösterge niteliğindeki doların efektif satışını 1,5147 lira, avronun efektif satış kurunu da 1,9700 lira olarak belirledi.
ALTIN
İstanbul Kapalıçarşı’da alınıp satılan altın türlerinin, önceki ve bugün itibariyle kapanış fiyatları (TL) şöyle:
PAZARTESİ SALI
KAPALIÇARŞI Alış Satış Alış Satış
24 Ayar Külçe Altın (Gr.) 57,95 58,30 57,05 57,30
Cumhuriyet Ata Lira 383,00 392,00 380,00 385,00
22 Ayar Bilezik (Gr.) 52,75 57,10 51,85 56,15
Vakıf Altını (5 Gr.) 289,19 292,54 286,26 289,27
Vakıf Altını (100 Gr.) 5.783,75 5.850,84 5.725,21 5.785,46
Lira Ziynet 369,46 383,61 362,77 376,87
Yarım Ziynet 184,44 191,80 181,10 188,43
Çeyrek Ziynet 92,22 96,65 90,55 94,97
AA
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Bileşik Endeksi gün sonu kapanışta yüzde 1,38 artışla 60.328,94 puana ulaşarak tüm zamanların rekoruyla kapandı. Borsa, altın ve döviz kurlarında gün sonu rakamları:
28.Tem.2010
Novie İzvestia gazetesine göre program başarılı olursa Rusya’ya yıllık 15 milyon yabancı turist gelecek. 17 milyon kilometrekare toprakları ve 100′den fazla farklı kültürün birlikte yaşadığı Rusya’nın zengin turizm kaynaklarını işletmeye açamaması sürekli tartışılıyor. En büyük sorun da yetersiz alt yapı ve tanıtım eksikliği.
Gazeteye açıklamada bulunan Profesyonel Turizm Birliği Başkanı Andrey Ignatiyev, turizmin başarısının reklama dayalı olduğunu, Rusya’nın bu konuda bütçeden 3 milyon dolar gibi komik bir rakam ayırdığı eleştirisi getirdi. Ignatiyev Soçi’de gerçekleşecek 2014 Kış Olimpiyatları ile Rusya’nın turizm sektöründe önemli bir ivme yakalayabileceğini söyledi.
Rusya Seyahat Endüstrisi Birliği Başkanı Sergey Şipilko’ya göre ise sorunun bütüncül olarak ele alınması gerekiyor. Sadece destinasyon merkezlerinin inşası sorunun çözümüne yetmez. Vize kolaylıklarının getirilmesi, bağlatılı ulaşım hatlarının ucuz olması gibi önemli adımlar atılması gerekiyor.
Dünya Ekonomik Forum’unun tarihi zenginlikler listesinde beşinci sırada yer alan Rusya’nın turizm sıralamasında 133 ülke arasında 59′uncu sırada ancak yer bulabilmesi eleştiriliyor.
CİHAN
Rusya hükümeti turizm sektörüne teşvik amacı ile 2016 yılına kadar öngörülen modernizasyon programı çerçevesinde 332 milyar ruble (10,1 milyar dolar) kaynak aktardı.