Bilim ve Teknoloji
Bilim ve Teknoloji
Bilim ve Teknoloji
Tüm kadın giyim markası fırsatları için tıklayın !
21.Tem.2010
Hakkari’nin Çukurca ilçesinde PKK ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmada ve Van’ın Gürpınar ilçesinde seyir halindeki askeri araca düzenlenen saldırıda şehit olan 7 askerimizin kimlikleri ve memleketleri:
Haber7
Hakkari’nin Çukurca ilçesinde PKK ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmada ve Van’ın Gürpınar ilçesinde seyir halindeki askeri araca düzenlenen saldırıda şehit olan 7 askerimizin kimlikleri ve memleketleri:
20.Tem.2010
Bakanlar Kurulu’nun iki yıl önce aldığı kararla büyükşehirlerde belde belediyelerin birleşmesi ile yeni ilçeler kuruldu. Bu karar doğrultusunda Kocaeli’de de 38 belde belediyesi kapanarak yeni kurulan İzmit, Kartepe, Başiskele, Çayırova, Dilovası ve Darıca ilçelerine bağlandı. Beldelerde bulunan aynı isimli mahalleler bir ilçeye bağlanınca, ilçede birden fazla aynı isimli mahalle oluştu.
Uzunçiftlik ve Arslanbey belderinde Atakent mahalleleri bulunuyordu. Bu iki belde Kartepe ilçesine bağlanınca ilçede 2 Atakent Mahallesi oldu. Aynı durum İzmit ilçesinde de yaşandı. Kuruçeşme ve Alikahya beldelerinde de birer Fatih Mahallesi bulunuyordu. Bu iki belde de yeni kurulan İzmit ilçesine bağlanınca, ilçede 2 Fatih Mahallesi oldu. Benzeri durum Gebze bölgesinde kurulan yeni ilçelerde de söz konusu.
Mahalle karmaşası nedeniyle vatandaşların mektupları ve faturaları yerlerine ulaşamıyor. Bekledikleri fatura ve mektuplar ellerine ulaşmayan vatandaşlar, posta ve kurye bürolarına başvurduklarında, postalarının diğer mahalleye gittiğini öğreniyor. Yaklaşık iki yıldır aynı karmaşayı yaşayan vatandaşlar, mahalle isimlerinde yeni bir düzenleme yapılmasını istiyor.
CİHAN
Kocaeli’de yeni oluşan 6 ilçede çift mahalle karmaşası yaşanıyor. İlçelerde birden fazla aynı isimle mahalle olunca, adresler karışıyor, mektup ve faturalar adreslere ulaşamıyor.
10.Tem.2010
12 Eylül 1980 darbesinin gerçekleştiren genererallere yargı yolu açan düzenlemeyi de içeren Anayasa paketi gözleri tekrar 12 Eylül mağdurlarına çevirdi. Sağ ve sol çevrelerden 12 Eylül 1980’de tutuklanmış, işkenceden geçirilmiş kişiler referandumda nasıl oy verecek? Bu soruyu değişik siyasal görüşlerden önemli isimlere yönelttik…
AKP’liler Evren’i köşklerde ağırladı
Yaşar Okuyan (Eski Bakan ve Milletvekili): Hazırlanan pakette 12 eylül darbecilerinin yargılanmasına dair yeterli maddeler mevcut değil, dolayısıyla oyumu hayır olarak kullanacağım. AKP yandaş arama gayreti içerisindedir. Bu refarandum AKP’nin oylamasıdır. Bu maddeler, anayasayı pazarlama maddeleridir.
Darbecilerin yargılanmasını isteyenler, Kenan Evren’i köşklerde ağırladılar, aynı şekilde Manisa’da Bülent Arınç, Kenan Evren’le açılışlara katıldı. Bu nasıl darbeci karşıtlığıdır? Ben 12 Eylül mağduru olarak bu anayasanın samimiyetine inanmıyorum. Dolayısıyla bu refaranduma hayır demek, 12 Eylül askeri darbesine bir kez daha hayır demek olacaktır. Bütün darbe mağdurları AKP’nin bu oyununa gelmemesi gerekir.
Yeterli değil ama önemli bir adım
Prof. Ali Nesin: Bu paket demokratik açıdan çok önemli bir adımdır; fakat yeterli değildir. Örneğin Kürt sorununun bu pakette üzerine gidilmesi gerekirdi. Sivil kurumların görevleri arttırılmalıdır ve düzenlenmelidir. Dünyada hiç bir anayasa yeterli değildir. Chp ve Mhp, hayır oyu kullanabilir; fakat önemli olan sivil anayasadır. Hükümetler sonuçta gelip geçicidir. Önemli olan bu yeni süreçte sivil anayasanın geliştirilmesidir. 12 Eylül darbecileri yargılanmalı ve mahkum edilmelidir. Aynı şekilde 12 mart ve 27 mayıstaki darbeciler yargılanmalıdır.
Kürtlerin acılarının dinmesini istiyoruz
Mehmet Kaya (Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı): Bu bölgede yaşayan insanlar olarak en çok mağdur olan insalardanız. Eksikleri olmakla birlikte bu anayasa paketi olumlu bir sonuç doğuracaktır. Bizim için demokrasi; ekmek, su, hava ve yaşanabilen ortamlardır. Kürt sorunu ve yaratılan şiddet politikaları demokasiyi geliştirmez. DTP’nin çekimser oy kullanacağını açıklaması bizi üzmektedir, biz evet oyundan yanayız.
Anayasa paketinin tam anlamıyla yeterli olduğu söylenemez; zaten biz oyumuzu AKP’nin oyu gibi görülmesini kabul etmiyoruz. Biz Kürt halkının acılarının dinmesi için ve mağdurların biraz da olsa acılarının dinmelerinden yanayız. MHP’nin evet oyu kullanması bir şeyi değiştirmez. Tamemen açılımı hedefleyen bir politika güden MHP, yanlış bir siyaset yapıyor. Biz AKP’yi de yargılamıyoruz, Türk halkı için daha iyi bir ortam yaratılıyor tabii ki bunu sevindirici bir olay olarak görüyoruz. Evet sonucu çıkarsa AKP’ye verilen oy değil, halka verilen oy olarak tarihe geçecektir.
Darbeciler böyle yargı önüne çıkmaz
Nasuh Mitap (Eski Dev-Genç liderlerinden)
Anayasa değişikliği görüldüğü demokratikleşmemizi sağlayacak bir paket değil. Basit bir idare şekline bizi yönlendiren bir paket. Darbecilerin yargılanması böyle yüzeysel paketlerle olmaz. AKP’nin böyle bir köklü değişikliği yapacağına inanmıyorum.
Çünkü AKP çevresinde toplanan siyasi güçler demokrasiye geçmek istemiyor. Basına yapılanlar ve yargıya yapılan müdahaleler bunun en önemli örneği. Referandum sonucunun hayır çıkmasını ümit ediyorum. Burada ‘darbeciler yargılanıyor’ kandırmacası yapılarak yargıyı kontrol etmek istiyorlar. Bu değişiklik ancak reform yoluyla olur.
Oyumu söylemem ama paket olumlu
Av. Ergin Cinmen: Bu paketin bir bütün halinde sunulmasını doğru bulmuyorum. Bütün maddeler ayrıca referanduma sunulmalıdır. 15. maddenin kaldırılmasıyla darbecilerin yargılanması çok ciddi bir hukuki olaydır. Hukuk adına çok olumlu bir maddedir. Bu paketin onaylandığı takdirde yargının, hükümetin kontrolüne geçeceğine inanmıyorum; fakat idari olarak bir yapılanmanın olduğu doğrudur.
Zaten de hiçbir zaman yargı bağımsız olamadı. Bugüne has bir olay değildir. Geneliyle bu paketi olumlu buluyorum; fakat doğru bulmadığım bu önemli maddeler Meclis’te milletvekilleri tarafından araştırılıp düzeltilmelidir. Bu paket refaranduma sunulmamalıydı. Televizyonlarda bile profesyoneller kendi aralarında anlaşamazken, halkın bunu anlayıp karar vermesi çok zor. Bu paketi, bu konunun ehli olanlar çözmeliydi.
Yutturmaca bir paket hazırlandı
Müjdat Gezen: Paket halinde verilmesine karşı çıktığım için bu refarandumda hayır oyu kullanacağım. Yutturmaca bir anayasa paketi hazırlanmış. Temelde hile yapacakları için, seçim günü elektirikler kesilebilir, bu durumda muhalefet partilileri çok dikkatli olup, ellerinde fener bulundurmalılar.
İnsanları aynı pakete mahkum etmeleri çok saçma. İlerisi için, CHP ve MHP arasında koalisyonun olacağından eminim. Darbecilerin yargılanması konusunda bir şey söyleyemem. Sadece aynı paket içerisinde dayatılan anayasa refarandumuna karşıyım.
07.Tem.2010
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, ”Miraç hadisesi, bizlere insanın, ilahi rızaya ulaştığında idraki zorlayan nice üst derecelere yükselebileceğini, dünyevi ortamdan sıyrılarak, mana aleminde yükselmenin, ilahi rahmet ve huzura erişmenin, ancak gönül ve ruh temizliğinden her şeyin sahibi olan Yüce Allah’a bağlılık ve boyun eğmeden geçeceğini hatırlatır” dedi.
Bardakoğlu, Miraç Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajında, 8 Temmuz Perşembe gününü cuma gününe bağlayan gecenin, mukaddes bir yolculuğun ve manevi bir yükselişin ifadesi olan ve pek çok ilahi lütuf ve ihsanla dolu Miraç Kandili olduğunu belirtti.
Hz. Muhammed’in insanlığı İslam’a davet sürecinin en zor yıllarında bir gece Mescid-i Aksa’ya, oradan da semaya yaptığı pek çok ilahi hikmet, sır ve bereketi içinde barındıran bu yolculuğun, Hz. Muhammed için zaman ve mekanın da sahibi Yüce Mevla’ya sonsuz kudretini müşahede etme ve onun desteğine mazhar olarak risalet görevinde manevi güç kazanma vesilesi olduğunu ifade eden Bardakoğlu, Müslümanlar için Allah’a ve Hz. Peygamber’e bağlılığı pekiştiren bir sınav olduğunu kaydetti.
Bardakoğlu, şöyle devam etti:
”Yüce Allah tarafından alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz Muhammed Mustafa’nın (sav), Cenab-ı Hakk’ın yüksek huzuruna kabulü anlamına gelen ve varlığın özüne ve anlamına yolculuğu ifade eden İsra ve Miraç, Peygamberimizin şahsında insanlığın önüne açılan sınırsız bir yükseliş ufkudur.”
Miracın özünde her türlü kötülükten arınma, insanlığın yararına değerler üretme, fedakarlık, paylaşma, sorumluluk, zamanın önemini kavrama ve ilahi emirlere teslimiyet göstererek, tertemiz bir kulluğa ve yüce mertebelere erişme olduğunu belirten Bardakoğlu, mesajında şu görüşlere yer verdi:
”Dolayısıyla Miraç hadisesi, bizlere insanın, ilahî rızaya ulaştığında idraki zorlayan nice üst derecelere yükselebileceğini, dünyevi ortamdan sıyrılarak, mana aleminde yükselmenin, ilahi rahmet ve huzura erişmenin, ancak gönül ve ruh temizliğinden, ahlaki erdemlerle bütünleşmekten, her şeyin sahibi olan Yüce Allah’a bağlılık ve boyun eğmeden geçeceğini de hatırlatır.”
Kıyamete kadar bütün Müslümanların bu manevi tecrübe ve yükselişi kendi hayatlarına taşıma imkanının mevcut olduğuna işaret eden Prof. Dr. Bardakoğlu, şunları kaydetti:
”Zira bizzat Sevgili Peygamberimiz (sav) tarafından ‘müminlerin miracı olarak’ nitelenen, İslam’ın temel ibadetlerinden biri olan ve iç dünyamızdaki yükselişi ve arınmayı ifade eden namaz, hepimize bu imkanı sağlamaktadır. Dolayısıyla namaz, dost doğru kılındığında, iç dünyamızdaki manevi yükselişi ve arınmamızı sağlayarak, inancımızla yaşantımızı birleştirecek, bilinç düzeyimizi yükseltecek ve böylece bizi kötülüklerden alıkoyacaktır.”
-”KUR’AN İLE DAHA ÇOK BULUŞULMALI”-
Ramazan ayına adım adım yaklaşıldığını anımsatan Bardakoğlu, bu günlerde, Kur’an’ın nüzulünün 1400. yılı olmasını da bir fırsat bilerek Kur’an’la daha çok buluşma hususunda daha fazla gayret gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Toplumun ve bireyin iç huzura kavuşması, ‘sen ben’ kavgasının ve her türlü ayrımcılığın ve dışlamanın ortadan kalkması, gönül dünyasında huzura, insani ilişkilerde olgunluğa, toplum hayatında barış ve esenliğe erişebilmek için Kur’an’ı doğru bir şekilde anlamanın ve anlatmanın önemine değinen Bardakoğlu, şunları belirtti:
”Unutmayalım ki, inanç, ahlak ve maneviyat dünyamızın, barış ve huzur içinde birlikte yaşamamızın vazgeçilmez değerlerine işaret eden bu ilahi buyrukları yaşamak ve yaşatmak, bizlere miracın manevi atmosferini günümüzde de hem fert hem de toplu olarak teneffüs etme imkanı sağlayacaktır.
Bunalan ruhlara, manevi hayatın ihmaliyle daralan ve katılaşan kalplere bu gecenin huzur getirmesi dileğiyle aziz milletimizin ve bütün Müslüman kardeşlerimizin Miraç Kandilini tebrik ediyor, bu mübarek gecede Yüce Mevla’ya açılan ellerin ve yapılan duaların, bütün İslam aleminin birlik, dirlik ve beraberliğine, insanlığın hidayetine vesile olmasını, başta yakın çevremiz ile İsra ve Miraç mucizesinin cereyan ettiği kutsal topraklar olmak üzere bütün dünyada hak ihlallerinin sona ermesini, acı ve göz yaşının, şiddet ve umutsuzluğun yerini kalıcı bir huzur ve barışın almasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.”
AA
23.Şub.2010

Borsayla oynayan mafyaya ait bir şirketi takip edip foyasını ortaya çıkarmaya çalışan 3 polis arkadaş şirketi dinlerken bir hissenin ertesi gün yükseleceğini öğrenirler amirlerine bildirmeden kanıtları yok ederler ve tüm paralarını o hisseye yatırırlar hisseler yükselince hem mafya hemde amirleri peşlerine düşer