Her şey iyiliğiniz için!

Fransa’da dört Cesar ödülü birden alan ‘Harry, İyiliğinizi İsteyen Bir Dost’, festivalin bugünkü favorilerinden. Film herkesin çevresinde rastlanabilecek bir karakteri anlatıyor
İSTANBUL – Geçen yıl Cannes’da yarışan filmlerden biri daha karşımızda.

‘Harry, İyiliğinizi İsteyen Bir Dost’ (Harry, Un Ami Qui Vous Veut Du Bien), bugünkü festival programının kayda değer seçeneklerinden biri. Bunalımlı bir dönem yaşayan genç çiftin hayatlarına giren bir yabancı sayesinde yaşadıkları sıradışı olayları anlatan film, Cannes’da hayli beğenilmiş, son Cesar Ödülleri’nde de En İyi Yönetmen, Erkek Oyuncu (Sergi Lopez), Kurgu ve Ses dallarında dört ödül birden almıştı. Yönetmen Dominik Moll, filmin orijinal kataloğunda yer alan söyleşisinde sinemasını anlatıyor.

Büyük ilgi gören 1993 tarihli ilk filminiz ‘Mahremiyet’ (Intimité), romantik bir filmdi, ‘Harry…’ ise bir psikolojik gerilim…

‘Mahremiyet’ bir karakterin fikirlerini göz önüne seriyordu. Bir çiftin hayatına giren bir kadındı bu. ‘Harry’ de benzer bir konuya değiniyor aslında, ama daha çok gerginlik ve şüphe var. Eğlence ve korkunun el ele yürüdüğü bir tür kara komedi.

Michel ve Claire çiftinin en bunalımlı dönemlerinde birdenbire ortaya Harry çıkıyor. Bu karakteri nasıl yarattınız?

Hikâye hakkında düşünmeye başladığım zaman ben ve kız arkadaşım, genç yaşta ebeveyn olmanın çalkantılarını yaşıyorduk. Her günümüz iki küçük kızımızla uğraşmanın sorumluluğu, tükenmişliği ve uykuya zaman bulamamanın rahatsızlığıyla geçiyordu. Bazı zamanlar gerçekten dayanılmaz oluyordu ve kendimize ‘Tanrım, kendimi bu duruma nasıl getirdim?’ diye soruyorduk. Çevremdeki çocuk sahibi çoğu arkadaşımda da aynı sorunlar vardı. Kendi kendime güldüm ve düşündüm, birdenbire hayatıma bu sorunların hiçbirini taşımayan, kendi kendimi sorgulamama son verecek bir karakter çıksa ne olur diye.

Size en çok çekici gelen Harry karakterinin hangi özelliğiydi?

İçtenliği! Harry, Plum’a içten bir sevgi besliyor ve gerçekten de Michel’e yardımcı olmak istiyor. Michel’in lise yıllarından kalan yazarlık yeteneğine saplantı bazında bir hayranlığı var ve tek isteği Michel için çözümler bulup onu tekrar mutlu etmek. Ancak biraz çoçuk gibi, istediğini elde etmek için her şeyi yapmaya hazır.

Film bir araba sahnesiyle açılıyor, genç çift ve üç çocukları arabanın içindeler ve havadaki gerilim rahatlıkla hissediliyor.

Benim hemen bütün yaz tatillerimde hep aynı anı vardır. Küçükken arabanın arkasında dört çocuk otururduk. Trafik sıkışır, havasızlıktan ve sıcaktan bunalırdık. Kızlarımı çok seviyorum, ancak onlarla tatile çıktığımızda durum hiç farklı olmuyor. Biri koltuğuma tekme atıyor, diğeri Barbie bebeğini evde unuttuğu için çığlıklar atmaya başlıyor. Tatilin her zaman dinlenme anlamına gelmediğini gözler önüne seriyor bu durum.

Michel ve Harry, 20 yıl önce aynı okula gitmişler, fakat tekrar karşılaştıklarında tamamen farklı hayatlar yaşadıklarını görüyorlar.

Gerçekten de çok farklılar. Michel, pragmatik, ‘Yaşa ve yaşat’ı hayat sloganı olarak belirlemiş. Çelişkileri, hayallerini ve sıradışılıkları reddederek, gündelik hayatında kontrolü elinde tutmaya çalışıyor ve bunu başardığını düşünüyor. Harry, ise ‘Her problemin bir çözümü vardır!’ diyenlerden ve arkadaşına yardım etmek istiyor. Ne var ki çözümleri zorlayıcı ve baskıcı. Senaryoyu yazarken, ben bile Harry’nin bu kadar zorlayıcı çözümler üreteceğini düşünmemiştim. (Kültür Sanat)

Hallstörm-Irving işbirliği

İSTANBUL – Türkiye’de ‘Tanrının Eseri, Şeytanın Parçası’ adıyla gösterime giren ‘The Cider House Rules’ filminin yazar ve yönetmeni yeni bir projede tekrar bir araya geliyor. En son Juliette Binoche’lu ‘Çikolata’ (Chocolat) filmini izlediğimiz İsveçli yönetmen Lasse Hallstörm, yazar John Irving’in en son romanını beyazperdeye uyarlamak için kolları sıvadı. Senaryoya da imzasını atacak olan Irving’in, Hallström ve yapımcı Richard Gladstein’e adadığı ‘Dördüncü El’ (The Fourth Hand) adlı romanı, elini bir aslana kaptıran zampara bir televizyoncunun öyküsünü anlatıyor. Yeni bir el vaadine karşılık televizyoncudan dul bir kadının gebe kalmasına yardımcı olması isteniyor. Başrolünü büyük olasılıkla George Clooney’in üstleneceği film, ayrıca Hallstörm’ün Miramax adına çekeceği üçüncü film olacak. (Kültür Sanat)

‘Cool’ bir albüm

İSTANBUL – New York’un en ‘cool’ gruplarından Fun Lovin’ Criminals’ın yeni albümü ‘Loco’, EMI etiketiyle yayımlandı. 90’ların başlarında kurulan ve yaşadıkları şehir New York’tan oldukça etkilenen grubun dördüncü albümlerinde de klasik soul, blues, easy-listening ve Latin ezgileri hissediliyor. (Kültür Sanat)

Saplantının renkleri

İSTANBUL – Fatma Tülin’in son dönem yapıtlarını içeren yeni sergisi Urart Sanat Galerisi’nde sürüyor. 20 Mayıs’ta sona erecek sergide sanatçı, önceki işlerinde çeşitli biçim ve yaklaşımlarla kullandığı ölüdoğa kavramını daha da yoğunlaştırarak, özellikle şeftali çekirdeklerine odaklanıyor. Tel: 0212 241 21 83 (Kültür Sanat)

Pandispanya Aslan’ın ağzında

Galatasaray, İstanbul’da 3-2 yendiği Real Madrid önünde ünlü Bernabeu Stadı’nda tur arıyor. Popescu ve Ergün’den yoksun Cim Bom, 75 bin İspanyol seyircinin tezahüratı altında güçlü rakibinden bir beraberlik koparıp, yarı final vizesi almaya çalışacak

Real Madrid için yılın maçı

MADRİD – İspanya’nın büyük spor gazeteleri Marca ve As, Real Madrid-Galatasaray maçına geniş yer ayırdı. Marca’nın, Miguel Angel Dias imzalı yorum haberinde, Real Madrid’in, Galatasaray’a “duş yaptırmak” istediği ifade edildi. Gazete, bu geceki karşılaşmanın Real Madrid için “yılın maçı” olduğunu belirterek, beyazlar lakaplı ev sahibi ekibin yarı finalde yer almak istediğine dikkat çekti. Real’in İngiliz futbolcusu McManaman’ı elinde fes tutarken fotoğrafını yayınlayan Marca gazetesi, fesin Türklerin eski şapkası olduğunu, ancak Atatürk’ün bunu kaldırdığını yazdı. Makelele’nin de görüşlerine yer veren gazete, bu futbolcunun, “Bizim için bu maçtan daha önemli maç yok” dediğini aktardı.

Her iki gazete de Real Madrid taraftarlarının maç biletlerini alabilmek için çok uzun kuyruklar oluşturduğunu yazdı. Maça müthiş talep olacağı ifade edilen yazılarda, Madrid’e çok uzak yerlerden dahi bu maçı seyretmek için gelenlerin olduğu bildirildi. Marca gazetesi, taraftarlara da seslenerek, tezahüratlarıyla Galatasaray’a korku vermelerini istedi.

As gazetesi ise ilk sayfasında taraftarların Bernabeu Stadı’nın önünde kuyruklarını yansıtan fotoğraflar yayınladı. Jardel’in havalimanındaki konuşmalarını manşetten veren gazete, Brezilyalı golcünün “Bu maçta kalitemi göstereceğim” sözlerine yer verdi. (Spor Servisi)

‘Lige büyük keyif kattık’

Son 9 maçta 7 galibiyet alan, lideri de çelmeleyerek bir anda dikkatleri üzerine çeken Ankaragücü’nün başarılı çalıştırıcısı Ersun Yanal, ‘Oynadığımız futbol hem futbolculara, hem seyircilere zevk veriyor’ diyor

Bilim ve Teknoloji - nüfus kayıt örneği - e devlet -