Bilim ve Teknoloji
Bilim ve Teknoloji
Bilim ve Teknoloji
Tüm kadın giyim markası fırsatları için tıklayın !
31.Ara.2010
Yoğun kar yağışı nedeniyle 5 gündür dünya ile bağlantısı kesilen Danimarka’nın Bornholm adasına sonunda yardım ulaştı. Kar altındaki evlerinde mahsur kalanlar kurtarıldı.
Kalabalık bir gönüllü grubu da Kopenhag’dan Bornholm Adası’na gemiyle giderek kurtarma çalışmalarına katıldı.
Salı günü Kopenhag’dan adaya gönderilen 16 kar küreme makinesi çalışmaya ve yolları açmaya başladı.
Kar küreme makinesi dışında askeri kurtarma helikopterleri ve paletli araçlar da adadaki çalışmalara katıldı.
Kurtarma çalışmalarına katılan askerler kar kalınlığının yer yer 8 metreye ulaştığını bildirdiler.
Bornholm adası Emniyet Müdürlüğünden Komiser Jan Egelund, adadaki tüm yolların açılması ve mahsur kalan ailelere ulaşılmasının bir hafta sürebileceğini söyledi. Jan Egelund “Bornholm adası sakinleri kötü şartlara rağmen hayatta kalmayı başardı. Çünkü tüm ailelerin bu tür durumlara karşı depolanmış erzağı var. Kar yağışı durmuş olmasına rağmen halkın mecbur kalmadıkça sokağa çıkmamasını tavsiye ediyoruz. Adada yardım çalışmalarına katılan helikopter dışında gece uçuş özelliklerine sahip bir helikopter daha geldi. Şu anda sadece bir kişinin tedavi edilmesi gerekiyor” dedi.
Adadaki çiftlik evlerinde mahsur kalan bir bayan ile küçük oğlu ve diğer ailelere helikopterle erzak ulaştırıldı. Bazı evlerde su borularının donması nedeniyle ısıtma sistemleri çalışmayınca evlere gazlı ve petrollü soba ulaştırıldı.
Çiftçiler binlerce ton sütü alıcıya ulaştıramadıkları için dökmek zorunda kaldıklarını bildirdiler. Ada sakinleri evlerin üzerindeki kalın kar tabakasının ağırlığından çatıların çökme tehlikesi içinde olduğunu bildirdi.
Başbakan Lars Lökke Rasmussen, adada afet durumu ilan ederek, hükümetin ekstra ekonomik yardım göndereceğini bildirdi. Danimarka Meteoroloji İstasyonu ise, Bornholm adasına 100 milyon tondan fazla kar yağdığını bildirdi.
30.Ara.2010
4 buçuk yıldır sevenlerini ekranlara bağlayan “Yaprak Dökümü” dizisinin son bölümü yayınlandı. Dizinin son bölümünü birlikte izleyen oyuncular gözyaşlarını tutamadı.
Kanal D, Yaprak Dökümü’nün final gecesi için Pera Palas’da özel bir davet verdi.
Final bölümü gözyaşları içerisinde izleyen dizi oyuncuları ve davetliler duygu dolu anlar yaşadı.
Yönetmenliğini Mesude Erarslan Tekin’in, başrollerini ise Halil Ergün, Güven Hokna, Bennu Yıldırımlar, Deniz Çakır, Gökçe Bahadır, Fahriye Evcen ve Tolga Karel’in paylaştığı “Yaprak Dökümü” dizisi yayınlanan son bölümüyle ekrana veda etti.
Reşat Nuri Güntekin’in aynı adlı eserinden uyarlanan reyting rekortmeni dizi, finaliyle de Türkiye’yi ekrana bağladı. Final bölümünü, “Yaprak Dökümü” oyuncuları, yapım ekibi, Kanal D yönetimi, dizinin senaristleri Ece Yörenç ve Melek Gençoğlu ile Yapımcısı Kerem Çatay, 5 yıl süren ve 174. bölümüyle ekranlara veda eden diziyi salona kurulan dev ekrandan hep birlikte izledi.
Son bölümü gözyaşları içinde izleyen oyuncular ve yapım ekibi, dizinin ardından birbirlerine sarılarak vedalaştı.
“Dostlar sağolsun”
29.Ara.2010
New York sakinlerine, 2010′un kötü anılarını unutmaları imkanı vermek için “Dünyanın Kavşağı” Times Meydanı’na dev bir kağıt imha makinesi yerleştirildi. Ancak soğuk hava şartları bu etkinliği de olumsuz etkiledi.
“Sıkıntılardan Kurtulma Günü”nde New Yorklular, yılın en kötü hatıralarını bir kağıda yazarak kamyon büyüklüğündeki evrak imha makinesine atarak, bu kötü anılarını sembolik olarak geçmişe gömdü.
New Yorklu oyuncu Melissa Altman, “bir zamanlar sevdiği, ama şimdi ismini duymak istemediği” birinin adını yazdığı kağıdı makinede imha ederken, “American Idiot” adlı komedi müzikalinin iki aktörü de, bir kağıda, bu sene Başkan Barack Obama tarafından yürürlükten kaldırılan, ordudaki eşcinsel tabuyla ilgili “Sorma,
Söyleme” yasasını yazarak makineye attı.
New York ve tüm doğu kıyısını pazardan bu yana etkileyen ağır kış koşulları ve şiddetli kar yağışı dolayısıyla, bu ilginç etkinliğe katılım beklendiği kadar fazla olmadı.
28.Ara.2010
Festival deyince akla müzik, dans ve eğlence geliyor. Ancak Peru’da düzenlenen festivalde sıradışı görüntüler vardı. Peru yerlileri festivalde yumruk yumruğa kavga etti. Kavga festivali kameralara böyle yansıdı…
Peru’da yumruklar, tekmeler havada uçuştu. Ancak bu kimseyi rahatsız etmedi. Çünkü bu insanlar “geleneksel” olarak kavga ediyordu.
Bir nevi “dövüş kulübü”nü andıran bu sıradışı festivali Peru’nun Cusco kentinde yapıldı.
Chumbivilca toplumuna üye onlarca kişi festival alanında taraftarların tezahüratları altında dakikalarca dövüştü.
Dövüşten önce kucaklaşan rakipler, birbirlerini dövdükten sonra tekrar kucaklaşarak iyi arkadaş olarak kalmaya devam ediyor.
Zaten Noel’de yeni yılı karşılamak için yapılan festivalin amacı da küsleri barıştırmak.
Kavga yoluyla insanların birbirlerine karşı kinlerine son vermeleri amaçlanıyor.
Peru’daki dövüş festivaline benzer etkinlikler, Güney Amerika’daki diğer ülkelerde de yaygın.
Bolivya’da mayıs ayındaki festivalde de, kavgalar kontrolden çıkmış iki kişi hayatını kaybetmişti.
İŞTE DÖVÜŞ FESTİVALİ… VİDEO
28.Ara.2010
Gitarını fırlatıp atan havayolu şirketini hazırladığı kliple YouTube’da dünya aleme rezil eden Kanadalı şarkıcı Dave Carroll geri adım atmayınca havayolu şirketi pes etti.
Dave Carroll, bir uçak yolculuğu yaptı, yolculuk sırasında gitarı kırıldı.
Havayolu şirketinden zararının tazminini istedi, talep kabul edilmeyince de intikamını bestelediği şarkıyla aldı.
Üstelik şarkılı intikam sosyal paylaşım sitesi Youtube de izlenme rekoru kırdı.
Kanadalı muzisyen Dave Carroll, hatasını kabul etmeyen United Airlines şirketini internette yayınladığı şarkıyla dize getirdi.
Carroll, Halifax kentinden United Havayolları’na ait yolcu uçağına bindi.
Ancak uçak Chicago’ya doğru havalanmadan önce 3 bin 500 dolarlık gitarının görevlilerce taşınırken, havaya atıldığını gördü.
Uçaktan inince de gitarının hasar gördüğünü farketti.
Bu olaydan sonra Carroll ile havayolu şirketi arasında mücadele başladı.
Havayolu şirketi, zarardan sorumlu olmadıklarını iddia etti.
Carroll 4 ay boyunca derdini anlatmaya çalıştı ama başaramadı.
Carroll’un başvurusu 9 ay sonra reddedilince Kanadalı şarkıcı başına gelen olayı anlatan bir şarkı yazdı..
“United havayolları gitarları kırıyor” isimli şarkı kısa zamanda sosyal paylaşım sitesi Youtube’da en çok tıklanan videolardan biri oldu. Klibi, 9 milyon kişi izledi.
Havayolu şirketine United Airlines da, Dave Carroll’un çabaları sonucunda geri adım attı.
Carrol’a gitarın hasarı olan bin 200 doları ödedi.
Yetmedi, üstüne bin iki yüz dolarlık bedava uçuş hediye etmek istedi. Ancak Carrol bunu kabul etmedi.
Carrol mücadelesiyle 2010 yılının en iyi tüketicisi seçildi.
Kanadalı şarkıcının klibi ise, çeşitli hava yollarında eğitim amacıyla personele izlettiriliyor.
27.Ara.2010
İki dil tartışmaları TBMM’de hiddetli tartışmalara neden olurken BDP’li milletvekili Sabahat Tuncel konuya yeni bir boyut kattı ve Şanlıurfa’yı kastederek “Burada 3 dil, yani Türkçe, Kürtçe ve Arapça kullanmak şart” dedi.
Şanlıurfa’da, BDP ve Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), tarafından ‘Demokratik Özgür toplumu yaratalım, Tecavüz kültürünü aşalım’ adlı yürüyüş düzenlendi.
Yaklaşık 2 kilometre yürüyen kalabalığa hitap eden BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, iki dilli hayata geçiş sürecinde Türk, Kürt ve Arap kökenli insanların yaşadığı Şanlıurfa’nın üç dilli yaşama geçmesi gerektiğini söyledi.
BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel ise, alanda az sayıda kadının olduğunu görünce, erkeklere “Erkek egemen kültürüne son verin” diyerek sözlerine başladı. Konuşmasında sık sık kadınların yaşadığı zorlukları anlatan ve ‘Sayın Öcalan’ ifadesini kullanan Tuncel, şunları söyledi:
“Biz kadına yönelik şiddete karşıyız. Kadın en fazla Şanlıurfa’da şiddette maruz kalıyor. Burada çocuk gelinler, çok eşlilik var. Urfa aynı zamanda İbrahim Peygamber ve Öcalan gibi önderler yetiştirmiş bir il. Halen kadına reva görülen alanlar tarla ve evlerdir. Siyaset ve toplumsal yaşamda olmayan kadın, evlenmeden önce babanın, evlendikten sonrada kocasının malı sayılıyor. Biz demokratik özerk Kürdistan’da bu sorunları aşcağız. Erkekler kadına şiddet ve aldatma konusunda işbirliği yapıyor. Kadın bir mal gibi alınıp satılıyor. Bizim ortaya attığımız iki dilli hayat projemiz var. Bu iki dilli yaşama tepki gösteriyorlar. Söyleyeyim, Urfa’da üç dilli yaşam şarttır. Kürtçe, Türkçe ve Arapça bilen insanlar bu topraklarda yaşıyorlar. Eğer devlet isen tüm halkların haklarını tanıyacak ve vereceksin. Sonra soruyorlar ‘gençler niye dağa çıkıyor’ diye. Gençleri dağa çıkaran AKP’nin çözümsüzlük politikasıdır.”
Ezan okunması nedeniyle konuşmasına bir süre ara veren Tuncel, BDP olarak çalışmalarını anlattıktan sonra konuşmasını bitirdi. Miting sırasında da zaman zaman slogan atan kalabalık Tuncel’in konuşmasının ardından olaysız dağıldı.
Polis, dağılan kalabalıkta bulunan 10 kişiyi yürüyüş sırasında yasadışı pankart açıp slogan attığı gerekçesiyle gözaltına aldı. Gözaltına alınan kişiler sorgulanmak üzere Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.
26.Ara.2010
Teknolojik gelişmelerle birlikte son yıllarda artan bilgisayar ve internet kullanımının bazı kişilerde zamanla “bağımlılığa” dönüştüğü, bu durumun gençlerde asosyalliğe, evli çiftlerde ise boşanmaya neden olabildiği bildirildi.
Yeşilay Rize temsilcisi Bayram Ali Kavalcı, Yeşilay olarak madde bağımlılığı ve sigaranın yanı sıra televizyon ve internet bağımlılığı ile de mücadelelerini sürdürdüklerini belirtti.
İnternet bağımlılığının diğer madde bağımlılık türleri kadar tehlikeli olduğunu, zararlarının kişinin kendisinden başlayıp çevresine yayıldığını vurgulayan Kavalcı, “Bu durum gençlerde asosyalliğe, evli çiftlerde ise boşanmaya neden olabiliyor. İnternet bağımlılığı, özellikle genç ve orta yaş evlilerde boşanma sebebi olabiliyor” dedi.
Bilim insanlarınca en tehlikeli rahatsızlıklardan kabul edilen teknoloji bağımlılığının son yıllarda daha çok internet aracılığı ile paylaşım sitelerini kullananlar arasında “sanal” bağımlılık olarak ortaya çıktığını dile getiren Kavalcı, “Son yıllarda ‘sanal’ bağımlılık nedeniyle boşanma olaylarında önemli artışlar yaşanıyor.
ABD’de 2009 yılı sonlarında hazırlanan her 6 boşanma dilekçesinden birinde ‘Facebook’ adının geçtiği belirlenmiş. Yeni arkadaşlar, yeni çevre ve eski arkadaşları buluşturan bu tür siteler, evlilikleri tehlikeye sokuyor. Bu siteler, evliliklerdeki sorunların daha da büyümesine neden olabiliyor. Uzmanlar, teknoloji bağımlılığı nedeniyle eşlerin birbirlerine olan sorumluluklarını yerine getirmemeye başladıklarını da belirtiyor” diye konuştu.
“Madde bağımlılığı kadar tehlikeli”