Kültür-sanat

Tüm kadın giyim markası fırsatları için tıklayın !

Harry Potter çılgınlığı

ABD’de gösterime giren Harry Potter serisinin yeni filmi “Harry Potter ve Ölüm Yadigarları”nı izlemek isteyenler, sinema önlerinde uzun kuyruklar oluşturdu.

New York’ta ilk gösterimi yerel saatle dün akşam 22.00′de yapılan filme, soğuk havaya rağmen yoğun ilgi gösteren sinemaseverler, bilet bulabilmek için beş saat önceden sıraya girdiler. Sinema önlerinde uzun kuyruklar oluşturan Harry Potter hayranları, serinin yedinci filmini vizyona girdiği ilk gece izlemek için çaba sarf ettiler.

Philadelphia, Boston, Los Angeles, Miami ve Chicago gibi şehirlerde de ilk gösterimi dün akşam yapılan film için onbinlerce insanın sinema önlerinde saatlerce beklediği öğrenildi.

Sinemalara gelen Harry Potter hayranlarından bazılarının başta “Harry” olmak üzere filmdeki karakterlerin kıyafetlerini giymeleri de dikkati çekti.

Kitabı 24 saatte 11 milyon adet sattı

“Prensesin Uykusu” vizyona girdi

Çağan Irmak’ın yönettiği ve Çağlar Çorumlu, Sevinç Erbulak, Genco Erkal ile Alican Yücesoy’un oynadığı “Prensesin Uykusu” filmi, sinemaseverlerle buluştu.

Masal tadında bir film olarak dikkati çeken ve güleryüzlü bir Çağan Irmak yapımı olarak yorumlanan filmin konusu şöyle:

“Bir kütüphanede memur olarak çalışan Aziz, kendi küçük dünyasında sakin ve huzurlu bir hayat sürdürmektedir. Bir gün, Seçil ve 10 yaşındaki kızı Gizem, Aziz’in oturduğu apartmana taşınır. Aziz’in yeni komşularıyla renklenen hayatı, küçük kızın daldığı uzun uykuyla gölgelenir. Gizem’in daldığı uyku sebebiyle bu insanlar birlik olup, kaderi değiştirmeye çalışır.”

En çok o şikayet edildi

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) 2010 yılının Ocak-Eylül döneminde en fazla şikayet edilen programlar, “Aşk-ı Memnu”, “Fatmagül’ün Suçu Ne?” ve “Türkan” adlı diziler oldu.

Üst kurula, yılın dokuz aylık döneminde izleyiciler tarafından 64 bin 664 başvuru yapılırken, 136 bin 20 konuda şikayette bulunuldu.

Üst Kurulun 2010 yılı Ocak-Eylül döneminde gelen bildirimlerin genel değerlendirme raporundan derlediği bilgilere göre, vatandaşlarca RTÜK’e en çok şikayet edilen program türü yine yerli diziler oldu.

2010 yılının yılın dokuz aylık döneminde yerli dizilerle ilgili şikayetler toplam bildirimlerin yüzde 51′ini oluşturdu. Yeni yayın döneminde başlayan ve ilk bölümündeki tecavüz sahnesiyle tepkileri çeken “Fatmagül’ün Suçu Ne?” adlı diziyi izleyiciler en çok “kadına yönelik şiddet” içerdiği gerekçesiyle şikayet ettiler.

2010 yılının dokuz aylık döneminde yerli diziler kategorisinde gelen şikayetlerde “kadına yönelik şiddet” kriteri ilk kez yüzde 99 oranına ulaştı.

“Türk Aile Yapısına ve Ahlaka Aykırılık” konusunda yapılan değerlendirmelerin yüzde 78′i, “Milli ve Manevi Değerlere Aykırılık” konulu kritere ilişkin şikayetlerin yüzde 77′si ve “Program Kaldırılsın” şeklinde gelen şikayetlerin yüzde 75′i dramatik dizilerle ilgili oldu.

Ocak-Eylül döneminde dramatik dizilerle ilgili toplam 33 bin 213 bildirimin 9 bin 986′sı (yüzde 30) “Aşk-ı Memnu”, 4 bin 808′i (yüzde 15) “Fatma Gül’ün Suçu Ne?” ve 4 bin 735′i (yüzde 14) “Türkan” adlı diziler hakkında geldi. Bu üç dizinin sahip olduğu oranlar, dramatik diziler hakkında gelen şikayetlerin yüzde 59′unu oluşturdu.

Ocak-Eylül 2010 döneminde en çok şikayete konu olan dramatik dizilerin tümünün Kanal D’de yayınlandığı görüldü.

Akşam kuşağındaki yayını geçen Haziran ayında bitmiş olmasına rağmen Aşk-ı Memnu, dokuz aylık dönemdeki toplam şikayet oranları içerisindeki en yüksek payı aldı. En fazla şikayet edilen diğer iki dizi ise Eylül ayında başlayan yeni dönemde yayına girdi.

Yılın dokuz ayında en çok bildirim alan bu üç dizi, yüzde 26 oranı ile “Program Kaldırılsın”, yüzde 24 ile “Türk Aile Yapısına ve Ahlaka Aykırılık” ve yüzde 17 oranı ile “Çocuk ve Gençlerin Korunması” konulu kriterlere ilişkin olarak şikayet edildi.

En fazla bildirimi direnç yarışmaları aldı

Iosseliani’ye ödül

1. Malatya Uluslararası Film Festivali’nde yaşam boyu başarı ödülünün sinemanın alaycı ve büyüleyici yönetmeni Otar Iosseliani’ye verileceği bildirildi.

Bu yıl ilki gerçekleştirilecek olan 1. Malatya Uluslararası Film Festivali, 26 Kasım’da açılış gecesi ile başlayacak.

İstanbul’da düzenleneceği belirtilen festivalde, Gürcü yönetmen Otar Iosseliani’ye “Yaşam Boyu Başarı” ödülü verilecek.

Kendine özgü sinema diliyle; Cannes, Venedik ve Berlin gibi pek çok festivalde ödül alan başarılı yönetmen Otar Iosseliani, son filmi Chantrapas/İşe Yaramaz ile festivale konuk oluyor.

1. Malatya Uluslararası Film Festivali’nin açılış gecesinde yaşam boyu başarı ödülünü alacak olan sanatçı, Türkiye’de ilk kez gösterilecek olan son filmi Chantrapas/İşe Yaramaz’ın 27 Kasım’da yapılacak gösteriminde sinemaseverlerle buluşacak.

Otar Iosseliani’nin kendi yaşamından izleri taşıyan film, filmin karakteri Nicolas’ın Gürcistan’dan Fransa’ya yasaklar olmadan, özgürce sinema yapabilmek adına çıktığı yolculuğu anlatılıyor. Gürcü asıllı Fransız yönetmen Otar Iosseliani, son filminde, kendisi gibi yasaklar yüzünden vatanını terk etmek zorunda kalanları, yine kendine has üslubu ile anlatıyor.

Fransa’da yaşayan yönetmen Otar Iosseliani, 1958′den bu zamana sürdürdüğü sinema yaşantısında pek çok başarılı filme imza attı. Sovyet Rusya’sında ve Gürcistan’da karşılaştığı yasaklar, sınırlamalar sonrasında Fransa’ya giden sanatçı burada, uluslararası başarı sağlayan ve festivallerde ödüllendirilen, kendine özgü üslubuyla çekilmiş değerli filmleri sinemaseverlerin beğenisine sundu.

Klasik bir sinemacı kabul edilen Otar Iosseliani, halen Gürcü ve Fransız sinemalarının önde gelen yönetmenlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Otar Iosseliani, “soyut komediler” diye bahsettiği filmlerinde, alışılmadık stilleri, imalı mizah anlayışları ve kesin olmayan anlamlarıyla, izleyiciye farklı bir komedi anlayışı sunuyor.

Malatya Uluslararası Film Festivali’nin ilk yılında yönetmen Otar Iosseliani, yaşam boyu başarı ödülünü alırken, son filmi Chantrapas/İşe Yaramaz’ın Türkiye’deki ilk gösterimi de seyircilerle buluşacak.

KKTC’yi tanıdı

KKTC’ye gelişi olay olan Pop müziğin dünyaca ünlü ismi Anastacıa, Girne’deki Cratos Premium Otel’de konser verdi.

Anastacıa, Girne’deki Cratos Premium Otel’in Kurban Bayramı etkinlikleri kapsamında dün gece sahne aldı. Anastacıa’nın konseri Gazimağusa’da trafo patlaması sonucu meydana gelen elektirk kesintisi sonucu 50 dakika geç başladı.

Otelden verilen bilgiye göre, İngiliz ses ekibi, ses ayarlarının bozulmasını engellemek için, otelin jeneratör sisteminin kullanılmamasını ve şehir elektriğinin beklenmesini istedi. Bu nedenle konser yaklaşık 50 dakika geç başladı. Odasından konser alanına VIP minibüs ile gelen Anastacia, elektriğin gelmesini 50 dakika boyunca araç içinde bekledi.

1 saat 15 dakika sahnede kalan sanatçı, sade siyah elbisesi ve leopar desenli trençkotu ile kostüm değiştirmeden konserini tamamladı.

Sahnede 12 parça seslendiren, sıcak ve samimi tavırlar sergileyen sanatçı, kısa sürede öğrendiği Türkçe kelimeleri hayranlarıyla paylaştı.

Anastacia, konser bitiminde, “en kısa sürede uzun süreli tatil yapmak için tekrar Cratos Premium Hotel’e geleceğini” söyledi.

Kendisi için özel aşçı istemeyen sanatçı, Adana kebabı, şalgam suyu gibi geleneksel Türk yiyecek ve içeceklerini tercih etti.

Londra ile buluştu

Siyasetçi, edebiyatçı ve sanatçı kimliği ile tanınan Zülfü Livaneli, 14 yıl aradan sonra geldiği Londra’da muhteşem bir konser verdi. Livaneli,

Pazar akşamı Wood Green’ndeki ‘The Dominion Centre’de düzenlenen ‘Livaneli Londra Konseri’ için kapılar 19.00′da açıldı.

Ünlü sanatçı ve ekibi, dinleyiciler salona alındığı sırada prova çalışmalarını sürdürdü.

Sponsor firmalarından verilen hediyelerin çekilişle dağıtılmasının ardından sahne çıkan Livaneli, aralarında İngilizler hayranlarınında bulunduğu yaklaşık bin kişiye seslendi.

Konserine her zaman olduğu gibi ‘Merhaba’ şarkısını seslendirerek başlayan Livaneli, konserde ‘merhaba’, ‘güneş topla benim için’, memleket kokulu yarim’, atlının türküsü, ah benim sevdalı başım’, ‘kardeşim duymaz’, ‘kan çicekleri’, ‘karlı kayın ormanı’,leylimley’, ‘özgürlük’,'odam kireç tutmuyor’ gibi eski şarkılarından oluşan toplam 16 eserini seslendirdi.

Dakikalarca ayakta alkışlandı

Artık kardeşler

Dünyanın iki büyük sinema endüstrisi olan Hollywood ile Bollywood, filmlerin ortak prodüksiyonu ve dağıtımını öngören bir anlaşma imzaladı.

Los Angeles Belediye Başkanı Antonio Villaraigosa, Paramount Pictuers stüdyolarındaki imza töreninde yaptığı açıklamada, “Anlaşma kentimize uluslararası prodüksiyonları çekme kararlılığımızı güçlendirmektedir” ifadesini kullandı.

Hint delegasyonu temsilcisi prodüktör Bobby Bedi de törende, anlaşmanın imzalanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve Hollywood ile Bollywood’un dev ekonomileriyle iki ülkenin kültürel ve ekonomik çıkarlarına hizmet ettiğini kaydetti.

Bedi, “Hollywood her zaman Hindistan’ı büyülemiştir. Bu anlaşma, yerel ve uluslararası sinema pazarında ticari uygulamalar konusundaki deneyimlerimizi paylaşma hedefiyle bizleri daha da yakınlaştırmıştır” diye konuştu.

Bilim ve Teknoloji - nüfus kayıt örneği - e devlet -